Konu
:
S'den U'ya türkçe anlamlarıyla sözlük
Tekil Mesaj gösterimi
08-29-2008, 01:18 AM
#
1
(
permalink
)
MisT-One
ρєѕιмιѕт AdmiN
Avatar
Forum Bilgileri
Üyelik tarihi: Aug 2008
Bulunduğu yer: İzmiR
Yaş: 15
Mesajlar: 1,616
Ruh Halim:
Teşekkür Bilgileri
Ettiği Teşekkür: 4
Aldığı Teşekkür: 15
Rep Bilgileri
Rep Puanı: 2009
Rep Grafiği:
S'den U'ya türkçe anlamlarıyla sözlük
S
Saba: Gün doğusunda esen hoş ve latif rüzgar.
Saba: Yazın kuzeydoğudan esen hafif rüzgar
tanyeli.
Sabbah: Sabah.
Sadağa: Sadaka.
Sadr: Her şeyin evveli ve başlangıcının en iyisi
kalp
göğüs
ön.
Safi: Katışıksız
temiz
süzülmüş.
Sağ: Sağlam
canlı
diri.
Sağalmadı: İyileşmedi.
Sağalmak: İyileşmek.
Sağalmıştır: İyileşmiştir
iyileşti.
Sağınnan: Sağndan
sağ yanından.
Sağolmaz: Sağalmaz
iyileşmez.
Sahat Çukuru: Çukur Sa'd-Saat Çukuru. Doğusu Erivan
güneyi Iğdır olan çukur bölge. Adını XIV. yüzyılda yaşamış olan Türkistan beyi Sa'ad'dan alır.
Sail: Kibirli
saldıran.
Sakı[saki]: İçki sunan.
Saklıyarlar: Konuk ederler
ağırlarlar.
Sal: 1.Dağ eteği
dağ eteklerindeki geniş düzlükler. 2. Genelde mezar örtüsü olarak kullanılan yassı taş
yassı kum taşı. 3. Sedye.
Salaca: Hastanın taşındığı sedye
ölünün taşındığı sedye ya da tabut.
Salak: Salalım
atalım.
Salatın: Selatin
sultanlar.
Salıpsan: Düşürdün ki
düşürmüşsün ki.
Sallana sallana: Salına salına.
Salmak: 1. Dizmek
koymak. 2.Atmak. 3. Ağlatmak. 4.Göndermek
ulaştırmak
vermek. 5.Düşürmek.
Sanarsın: Sanırsın.
Sanasan: Sanasın
sanırsın.
Sapa: 1.Gidilen yol üzerinde olmayan
sapılarak varılan. 2.Sarplık.
Saralar: Sararlar.
Saralı: Sarılı.
Saralıban: Sarararak.
Saralmak: Sararmak.
Sarayınnan: Sarayından.
Sarışak: Sarılalım
sarışalım.
Satılım: Satılayım.
Savgat: Armağan.
Say I: Çalışma
emek.
Say II: Sayı.
Say III: Kumda bir takım çizgiler çizerek fal bakma
remil.
Say IV: Seçme
seçkin.
Say sayılır: Sayılır
hesap edilir.
Say saymak: 1.Saymak
hesaplamak. 2.Kumda bir takım çizgiler çizerek fal bakmak
remil atmak.
Sayrı: Hasta
esenlik durumu bozulmuş.
Sayrı: Hasta.
Se: Üç sayısı.
Seba: Bkz.Saba.
Sebak: Ders.
Seb'ül mesan: Yedi kat gökyüzü. Yedi ayetten oluşan Fatiha suresi.
Sedir: Üstü halı
kilimle örtülü
minderli
yastıklı kerevet
divan.
Sefa: Gönül şenliği
rahatlık.
Seferbeylik: Bir ülkeyi savaşa hazırlayacak önlemlerin tümü
seferberlik.
Sefil Emrah: Ercişli Emrah.
Sehab: Bulut.
Seherinen: Seherle
tan ağartısında.
Sehv: Hata
yanılma.
Sekiz Cennet: En yüksek gök katında bulunduğuna inanılan cennetin sekiz katı ya da sekiz kapısı.
Seküş: Sekiş
sekme
sekerek yürüme
Selbi[Selbihan-Selbinaz]: Ercişli Emrah'ın sevgilisi
Erciş kalesinin başbuğu Miroğlu'nun kızı.
Selvağacı: [Selvi ağacı
selvi dalı]: İnce uzun boylu.
Sema: Gökyüzü.
Semek: Balık.
Seninnen: Seninle.
Sennen: Senden
seninle.
Sentekin: Senin eşin
senin gibi.
Ser çeşme: Suyun başı.
Ser: Baş
tepe
uç.
Ser: Baş.
Seraser: Baştan başa.
Serencam: Başa gelen
baştan geçen ibretli hadise.
Sergerden: Başı dönmüş
şaşkın.
Sermest eylemek: Serbest eylemek
sarhoş etmek
başını döndürmek.
Server: Reis
baş.
Servi hôban: Uzun boylu güzel.
Serv-i-revan: Uzun boylu sevgili
boyu selviye dönüşmüş
boyu selviyi andıran.
Settar: Allah'ın sıfatlarından biri. Örten
kapayan
gizleyen.
Sevdügüm: Sevdiğim
sevgilim.
Sevecen: İçten seven
koruyarak seven
şefkatli.
Sevennerin: Sevenlerin.
Seversez: Severseniz.
Sevli: Selvi
Selbi.
Sevmeginen: Sevmekle
sevmek ile.
Sevülmek: Sevilmek.
Sevülür: Sevilir.
Seyrakıp: Rakip
karşıt olan kötü kişi.
Seyran eylemek: Gezmek
gezinmek.
Seyran: Seyran
gezme
gezinti.
Seyrana çıhmak: Gezmeye
gezintiye çıkmak.
Seyrana düşmek: Gezintiye çıkmak.
Seyreylemek: Seyretmek.
Seyreylemiş: Seyretmiş
seyreylemiş.
Seyrine varmadan: Görmeye gitmeden
görmeye doymadan.
Seyrine varmak: Görmeye gitmek.
Seyyah: Gezgin
gezmen.
Seyyat: Avcı.
Seza: Layık.
Sıdk ile: İçtenlikle.
Sıdk: 1. Doğruluk
gerçeklik. 2.İçten bağlılık.
Sıdk: Kalp temizliği
ahdına sadık olma
samimi.
Sıdkınan: Doğru olarak
içtenlikle.
Sığamak: Sıvazlamak
okşamak.
Sındırmak: Kırmak
koparmak.
Sınık: Kırık.
Sırat mizan: Doğru yol.
Sıratü'l-müstakim: Doğru yol.
Sırdaş: Sır ortağı
sır saklayan.
Sırma: Gümüş tel
altın yaldızlı gümüş tel.
Sırr-ı yezdan: Tanrı Sırrı.
Sırrım: Sırrımı.
Sızıldanmak: Sızlanmak
yakınmak
sürekli yakınmak.
Sim ü zer: Altın ve gümüş.
Sim: Gümüş
gümüş
tel.
Simizer: Sim ü zer
gümüş ve altın.
Sin I: Mezar
gömüt.
Sin II: 1. ''S'' harfinin Arap abecesindeki adı. 2.Arap abecesinin on ikinci
Fars ve Osmanlı abecesinin on beşinci harfi.
Sin: Çin.
Sina: Sine
göğüs.
Sine: Göğüs
gönül
yürek.
Sine: Göğüs
kalp
iç.
Singirlenmek: Gerdanın sineye doğru güzelliğini bozmayacak bir ölçüde inmesi.
Sipin vahtı: Dua
yakarma zamanı; alatan; tan yerinin ağardığı zaman.
Sitem: 1. Bir kimseye
yaptığı güce gidecek bir eylemin ya da söylediği sözün yarattığı kırgınlık v.b. olumsuzlukları öfkelenmeden belirtme. 2. Haksızlık
eziyet.
Sitemkar: Sitem eden
sitemli
sitem taşıyan zulum ve haksızlık eden.
Somat: Şölen sofrası
sofra.
Sona: Suna
dişi ördek.
Sorak: Merak
düşkünlük.
Soraram: Sorarım.
Sormak: Emmek
sorumak
soğurmak
Sökel düşmek: Halsiz düşmek.
Söylerem: Söylerim.
Söylüyüm: Söyleyeyim.
Sözün sayı: Sözün doğrusu.
Sözüni: Sözünü.
Sufra: Sofra.
Sulb: Soy
sülale
zürriyet.
Sücut etmek: Secde etmek.
Sücut: Secde.
Südkar: Şeker .
Süheyl: Süheyl yıldızı
sevgili.
Süleyman: Kur'an'da anılan peygamberlerden biri
İncil'de de adı geçen İsrail kıralı (İ.Ö.970-93 1 arası). Kur'an'ın bir çok ayetinde Süleyman peygambere verilen iistiin güçler
ilalıi nİnıetier ve saltanattan söz edilir. Kur'an'a göre Süleynıan
Davut peyganıberin oğludur. Süleylan peygamberin kuşların dilini bildiğine
rüzgara ve cinlere hükmettiğine inanılır. Divan ve Halk şairleri
Süleyman peygamberin doğa üstü güçlerine ve kudretli yüzüğüne (Mührü Süleyman) şiirlerinde telmih yoluyla
sıkça değinirler. Divan ve Halk şiirinde Süleyman peygamber kuvvet ve kudret örneği olarak işlenir.
Sümme veçhullah: Allah'ın.
Sünnet: Hz. Muhammed'in Müslümanlarca uyulması gerekli davranışlarının ve değişik konularda söylemiş olduğu sözlerin tümü. İbadet yönünden sünnet
farz olan nazalardan önce ve sonra kılınan namazlardır.
Süresen: Süresin.
Süryani: Eski Suriye halkında
Samilerin Arami kolundan olan.
Süsen: Süsen Çiçeği.
Süz: Süzülerek.
Süzmege: Süzmeye.
Süzük: Süzgün
baygın.
MisT-One
Açık Profil bilgileri
MisT-One nickli üyeye özel mesaj gönderin
MisT-One´nin Web Sitesini ziyaret edin
MisT-One - Daha fazla Mesajını bul
5
6
7
8
9
10
11
12
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
171
172
173
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
219
221
222
223
224
226
227
228
233
234
239
240
241
248
249
258
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286