El-Forum.Com > Genel Kültür > Sözlük > a-b-c-ç


Yönetici Aranıyor !

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 08-29-2008, 01:05 AM   #1 (permalink)
»¦ ๒єşเктคş ¦«
Avatar
MisT-One - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Bilgileri
Üyelik tarihi: Aug 2008
Bulunduğu yer: İZMİR
Yaş: 15
Mesajlar: 863
Ruh Halim:
Teşekkür Bilgileri
Ettiği Teşekkür: 5
Aldığı Teşekkür: 15
Rep Bilgileri
Rep Puanı: 13
Rep Grafiği: MisT-One is on a distinguished road
Standart A'dan Ç'ye -Türkçe Anlamlarıyla Sözlük

A

A'da : Düşmanlar
A'lem : Daha iyi bilir bilirim
Ab: Su
Ab-ı Efsun : Göz yaşı
Ab-ı Hayvan : Dirilik suyu bengisu
Ab-ı Kevser : Kevser suyu
Ab-ı Mutahhar : Temiz su
Ab-ı Nisan : Nisan yağmuru söylenceye göre nisan ayında sedefler deniz dibinden su yüzüne çıkıp yağmur danelerini içine alıp. sedef yaparmış.''

Abad : Zengin olma varlıklı olma bayındır.
Abı-puş : Aba giyen derviş fakir
Abd : Kul köle
Abdal : Gezgin derviş. Derviş Tanrı sevgilisi kırk din ulusundan biri. Saçlarını kaşlarını bıyıklarını ve sakallarını usturayla tıraş ettiren davul ve dümbeleklerle sancaklarla toplu halde gezen Şii -Batıni bir derviş topluluğu doğrudan doğruya derviş anlamına da gelir.

Abdal: Abdal donu: Gezgin derviş giysisi derviş görünüşü.
Abes : Boş asılsız saçma
Abeş: Kula renkte at alacalı hayvan.
Ab-ı zemzem: Kabe yakınlarında bir kuyu ve bu kuyunun Müslümanlarca kutsal sayılan suyu.
Abı Hayat : Ölümsüzlük suyu bengisu
Abidane: İbadet edene yakışacak bir surette.
Abus : Somurtkan
Acem: İranlı.
Acem dağları: Batı İran dağları.
Acep: Acaba
Açak: Açalım
Açaram: Açarım
Açılcağ: Açılınca gelince.
Açılıptur: Açılmıştır.
Adib : Edepler töreler
Adalet : Hak tüze
Adave : Düşmanlık
Adavet : Düşmanlık buğz yağılık
Adem : İlk peygamberin adı insan
Ademiyet : İnsanlık insancılılık
Adem : Yokluk hiçlik
Adet : Görenek sayı
Adlım: Ünlü ünü büyük.
Adu taşı: Düşman taşı.
Adu: Düşman hasım.
Adü : Düşman yağı
Adüvan : Can düşmanı
Afak : Ufuklar gökyüzünün kenarları
Ağ: Ak.
Ağca: Akça aka yakın alacalı.
Adu: Düşman.
Agah: Vakıf bilen.
Ağ lavaş: Yufka ekmek. Ak undan yapılmış yufka ekmek.
Ağ mercan: Ak mercan. [mec. Ak meme sevgilinin süt gibi ak olan memesi.]
Ağca ceyran: Ak ceylan. ''Ağca ceyran sürme çekip gözüne.'' (Ak ceylana benzetilerek sevgilinin güzelliğinin vurgulanması.)

Ağ-gızıl: Ak kızıl karışığı renk alacalı
Ağıl: Koyun ve keçi sürülerinin gecelediği çit ya da duvarla çevrildiği yer.
Ağır sufra: Şölen sofrası.
Ağır zürbe: Yabankazı yabanördeği turna gibi kuşların uçarken yaptıkları büyük dizi katar.

Ağlaram: Ağlarım.
Ağmak: Akmak karışmak. ''Sırdaş olup ağ sulara.''
Ağu: Ağı zehir.
Ağyar: Başkaları.
Ah ü firaz: Ah edip inlemek ağlamak.
Aharam: Akarım. ''Aharam seller içinde.''
Ahd ü peyman: Yemin and.
Ahd: Vadetme söz verme.
Ahdipeyman-ahdipeyman: Ant anta dayalı sözleşme antlaşarak yapılan sözleşme.
Ahenger: Demirci.
Aheste : Yavaş ağır yavaş yavaş
Ahıl: Akıl
Ahi : Esnafı öğütleyen Fütuvvet ehlinin şeyhi Kardeşim (Bir
esnaf teşkilatı olan ve bilhassa XIII-XVI. yüzyıllarda Anadolu ve Rumeli'de yaygın bulunan Fütuvvet ehli
şeyhlerine de ****ahi**** derlerdi)

Ahibba : Dostlar sevgililer
Ahir: En son sondaki nihayet son olarak.
Ahlak : Huylar davranışlar Etik.
Ahmer: Kırmızı kızıl.
Ahsen-i takvim: En güzel kıvama koyma Cenab-ı Hakkın her şeyi kendisine layık en güzel kıvam sıfat ve surette yaratılması.

Ahsen : Çok güzel
Aht : Sözleşme
Ah-u zar: Yüksek sesle ağlama dövünme.
Ahü : Ceylan güzellerin gözü (Mec)
Ahval: Durum durumlar.
Ahval: Haller vaziyetler oluşlar .
Ahz : Almak
Akça : Para
Akdem : İlk önce önceki daha önceki
Akıl yetirmek: Akıl erdirmek.
Akl-ı cüz : Cüz'i akıl tikel us
Akl-ı Küll : Tüm akıl; Tanrı bilgisi
Akl-ı Mead : Ahirete dönük akıl
Akşamaca: Akşama değin akşama kadar.
Aktöre Atayi : Armağan.
Al: Hile aldatma işi.
Al-i aba : Muhammed Ali Fatıma Hasan ve Hüseyin'den oluşan
kutsal topluluk

Al-i Yezid : Muaviye'nin oğlu Yezid ve onun soyundan gelenler
Al malı: Yağlık başa bağlanan örtü al renkli çapı vala
Ala göz: Ela göz.
Ala: Ela.
Alacabaz: Doğan aladoğan ''Eli alacabazlının''
Aladağ salı: Aladağ düzlükleri.
Aladağ: Erciş'in kuzeyinde yer alan dağ sırası. Dede Korkut'ta da geçer. Van Gölü'ne dökülen Deliçay Hacıdere ve Zilan akarsuları Aladağ sır.asından doğar.

Alaik : Alakalar ilgiler
Alak: Alalım.
Alakaftan: Alaca kumaştan yapılma giysi. Kınalı kekliğin (dağ kekliğinin) siyah ve pas rengi gerdan ve siyah çizgilerle bezeli yan tüyleri.
Alasan: Alasın.
Alçağ [alçah]: Alçak yer yüksel olmayan yer.
Alçağa: Alçak yere.
Alçak: Yüksek karşıtı yüksek olmayan yer ova.
Al duvağ: AI duvak. Gelinin yüzüne örtülen al renkli ipek örtü duvak.
Alef : Cana yakın teklifsiz.
Alem: Yeryüzü ve gökyüzü nesnelerinin tümü Evren. Dünya Acun.
Alışaban: Tutuşarak. ''Alışıban yanaram men''
Alışmak: Tutuşmak alev almak alevlenmek.
Ali: Büyük yüksek üstün yüce aziz olan.
Ali: Hazreti Muhammed'in damadı ve amcası Ebutalib'in oğlu .
Alişan: Şan ve şerefi büyük olan meşhur bir çeşit lale.
Allah-amandır: 1-Şaşma beğenme duygusunu gösterme. 2-Allah aşkına.
Alma: Elma.
Alma teki: Elma gibi elma benzeri.
Aluptur: Almıştır.
Alvala: Al renkli ipek dokuma yüz örtüsü.
Amal: Amel yapılan iş eylem edim.
Aman: Sığınca koruyucu dayanma gücü umut.
Amana düşmek: Sığınarak bağışlanma ya da yardım dilemek
Amanat: Emanet.
Amanı aldırma: Umursamazlık zora koşma
Amber: Amber kokusu güzel koku. [Amberbalığı'ndan elde edilen güzel kokulu kül rengi madde güzel kokulu kimi maddelerin ortak adı ]

Amel: Niyet itaat dini bir emri yerine getirme. (Bi amel: Amelsiz)
Anasır: Elemanlar öğeler.
Anber: Amber.
Andelip: Bülbül seher kuşu.
Annac-annaç: Karşı karşı yön. ''Annacımdan gelen güzel''
Aparmak: Götürmek alıp gitmek. ''Felek can aparır...''
Arabi: Arapça Arap kavmine mensup.
Araram: ararım.
Arasın: Arasını
Arayı arayı: Araya araya
Araz: Aras Nehri.
Argaç: Davarların açıkta toplu olarak yattıkları yer düz dağ sırtları.
Arkuru-arkurı inen: Karşı çıkan.
Arma: Eskiden erkeklerin askerlerin bellerine bağladıkları fişeklik.
Arş: İslam dini inanışına göre göklerin en yüksek katı dokuzuncu kat gök.
Arz'edilen-arzu ediben: Arzu ederek arzulayarak.
Arzıhal: Sunu sunma. ''Arzıhal eyledim visal baçımı''
Arzın al: Arzu ettiğini al. (88/3) [arz: Arzu]
Arzı'nan Kamber: Yaygın bir halk hikayesinin kahramanları Arzu ile Kamber.
Arzuman: Arzu dayanılması güç istek.
Asitan: Dergah tekke kapı eşiği.
Aslı hariç: Soyu belirsiz yabancı.
Aslı pak : Temiz soylu
Aslı kıt: Soysuz verimsiz.
Asuman: (Asman) Gök sema.
Aş: Yemek
Aşarsız: Aşarsınız
Aşere -i Mübeşşere : Cennete gidecekleri Hz. Muhammed tarafından bildirilen on İslam büyüğü Ebu Bekir Ömer Osman Ali Talha bin Ubeydullah Zübeyr bin A vvam Abdurrahhman bin A vf Ebu Ubeyde bin Cerrah Sait bin Zeyd Sad bin Ebi vakkas.

Aşık Emrah: Ercişli Emrah.
Aşık mısan: Aşık mısın.
Aşıkan : Aşıklan gibi açıkçasına.
Aşırma: Kova bakraç.
Aşikar : Açık gizli değil
Aşina : Bildik tanıdık
Aşiyan : Kuş yuvası ev mesken
Aşk dolusu: Halk inancına göre Pir'in Üçler'in Erenler'in içirdiği aşk şarabı.
Aşlak: Aşılama aşı.
Aşna: (Aşina) Bildik tanıdık bilen tanıyan ahbab.
Aşna: Aşına dost tanıdık.
At: Satranç oyununda iki taşın adı.
Ataş-ataşa: Ateş ateşe.
Ataşına: Ateşine.
Ataşlara: Ateşlere.
Ataşlı: Ateşli.
Ati : İyilik ihsan
Atlanıban-atlanuben: Atla atlanarak atlı olarak.
Attar : Güzel kokular satan aktar.
Avara: Avare boş yararsız.
Avara: Boşta gezmek işsiz oyalanmak.
Avare : Başı boş işsiz.
Avatmak : Avutmak teselli etmek
Avaz: Yüksek ses
Avcu: Avcı
Avdet : Dönüş
Avlak: Av alanı. (avlağı-Av alanı)
Avn : Yardım yardım eden
Avsın almaz mar: Büyü tılsım tutmayan yılan.
Avsın: Büyü tılsım.
Avurd : Yanağın iç tarafı boş yeri.
Avurmak : Eğilmek çevirmek
Avuni: Avını.
Ayakça: Ayak kelepçesi ayak bağı.
Ayan : Belli açık meydanda
Ayat : Ayetler
Aydıvar : Söyler
Ayet-i Kurba : Kur'an Şura suresinin 23. ayeti. Burada ''Ya Muhammed sen ümmetine söyle ki; size tebliğ ettiğim din hükümlerine mukabil akrabana (yakınlarına) muhabbetten başka bir şey istemem'' denmektedir. Ayette ''akrabanın karşılığı'' fil-kurba'' sözcüğü bulunduğu için ayet bu adla anılmaktadır .

Ayet: Kur'an'ın herhangi bir cümlesi.
Ayine : Ayna
Aylak : İşsiz güçsüz
Aymak : Söylemek hitab etmek
Aymak: Uyanmak farkına varmak.
Ayn : Göz göz pınarı asıl kendisi
Ayn-el -yakin : Bir şeyi kendi gözüyle görüp öğrenme.
Ayn el yakin: Gönül gözü. Tanrı'yı gerçek olarak gözle görerek bilme sofilere göre bilgi bilmek görmek ve olmak aşamalarına ayrılır. Bir şeyi bilmeye ''ilm-el yakıyn'' bilgisini görüş haline getirmeye ''ayne'l* yakıyn'' bilginin oluş haline gelmesine ''Hak el yakıyn'' denir.

Ayn-i irşid : İrşadın ta kendisi. Aydınlatma
Ayn-i rah: Yol gözlemek.
Ay'nan: Ayla ay ile ''yeri ay'nan gün'ün arasındadır.''
Aynası: 1. Yüzü 2. Göksü.
Ayrılmanam: Ayrılmam ayrılamam.
Azad: Serbest bırakma azat.
Azim : Kesin karar verme irade
Azimet : Gitme gidiş
Aziz : Sevgide üstün tutulan
Azizan : Dostlar erenler
Azl : İşten çıkarma
Azheri : Belli
Azmış : Yol sapıtmış


Konu MisT-One tarafından (08-29-2008 Saat 01:08 AM ) değiştirilmiştir..
MisT-One isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 08-29-2008, 01:08 AM   #2 (permalink)
»¦ ๒єşเктคş ¦«
Avatar
MisT-One - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Bilgileri
Üyelik tarihi: Aug 2008
Bulunduğu yer: İZMİR
Yaş: 15
Mesajlar: 863
Ruh Halim:
Teşekkür Bilgileri
Ettiği Teşekkür: 5
Aldığı Teşekkür: 15
Rep Bilgileri
Rep Puanı: 13
Rep Grafiği: MisT-One is on a distinguished road
Standart Cevap: A'dan ç'ye -Türkçe Anlamlarıyla Sözlük

B

Bab: Bahis kapı.
Babullah: Allah kapısı.
Bac: Baç.
Baç: Haraç vergi
Baç: Osmanlı imparatorluğunda gümrük vergisi zorla alınan para harç.
Bade: 1. Esriklik veren içki. 2. Pir'in Üçler'in Erenler'in içirdiğine inanılan aşık edici içki şarap.

Baden: Semiz İri gövdeli kimse.
Bad-ı saba: Bahar sabahları gün doğumunda esen hafif yel.
Bad-ı saba: Seher yeli.
Bad-ı sabah: Bad-ı saba
Bağ ı Cennet: Cennet bağı cennet benzeri bahçe.
Bağ: 1. Demet deste 2. Üzüm kütüklerinin dikili olduğu toprak parçası üzümlük. 3. Bahçe.

Bağ-bağat: Bağ bağçe
Bağban: Bahçıvan bağcı.
Bağır: 1.Yürek gönül 2.Göğüs 3. Sine
Bağman: Bahçıvan bağcı.
Bağrı veran: Gönlü yıkık üzgün.
Bağu bahçe-bağu bahca: Bağ-bahçe.
Bağvan: Bahçıvan bağcı.
Baha: Değer.
Bahah: Bakalım görelim.
Bahar: Bakar
Bahaya kalmak: Değer biçilebilir olmak.
Bahça-bahça: Bahçe
Bahr: Deniz büyük göl veya nehir .
Bahr-ı muhit: Okyanus.
Bahr-ı zulmet: Zulmet denizi.
Baka: Tutam demet beste.
Bakaram: Bakarım.
Bakasız: Destesiz.
Bakı: Baki sürekli kalıcı.
Bakırsan: Bakıyorsun.
Bal ü per: Kanat.
Bala: Çocuk yavru.
Balaban göz: Keskin bakışlı iri güzel göz.
Balaban: 1. Sazlıklarda yaşayan tüyleri kızıl-külrengi karışığı renkli iri bir kuş. 2. Atmaca doğan gibi avcı kuşlara kimi bölgelerde verilen ad.

Balınan: Balla bal ile.
Balkımak: Parlamak.
Ban: Otluk.
Banay: 1. Taşlı kıraç toprak yamaç. 2.Batı yönü.
Banı: (Bani) Kurucu yapan yapıcı bina edici.
Bannamak: Ötmek seslenmek.
Bar: 1.Yük. 2.Ürün verim. 3.Meyve ağacının ilk verimi.
Bara gelmek: Meyve ağacının ilk verime durması ilk veriminin olgunlaşması.
Barekallah: [Barek-Allah] Kutlu olsun hayırlı ve bereketli olsun.
Barhane: Tutulmuş yük kervan kafile.
Barı: Bari hiç değilse hiç olmazsa.
Bari: Tanrı.
Basmışam: Basmışım.
Baş bulama: Utanarak başı öne eğme yana çevirme.
Baş gözel: Baş güzel güzellerin başı.
Başa yetmek: Sona ermek
Başına dolanmak: Başa dönmek başına dönmek.
Başına dönmek: Bir konuyu ya da bir durumu yalvarışla anlatmak istekte bulunmak.
Batıl: Boş beyhude yalan çürük.
Batın: İç dahili gizli sır esrar.
Bay: Varlıklı kimse.
Bayler: Bağlar.
Baz: Bir şeyin küçük kısmı parçası bir miktar bir kısım.
Baz: Doğan.
Becare-becare: Biçare çaresiz umarsız.
Bed: Bet kötü yakışıksız.
Bedahşan (Badakşan) : Afganistan'da eyalet. Merkezi Feyzabat şehridir. Kökçe nehrinin yukarı yatağında çıkan -bir yakut türü olan- lacivert taşıyla ünlüdür.

Bedir nar: mec. Meme.
Bedir: Dolunay.
Bedirlenmiş ay: Dolunay
Bedov at: Soylu at Arap atı.
Beg: Bey ulu kişi.
Begler: Beyler ulu kişiler
Beğlerinen: Beylerle beyler ile.
Beka: Devamlılık sabitlik.
Beklersen: Beklersin bekliyorsun.
Bel: İnsan bedeninin göğüsle karın arasında kalan daralmış bölüm bel.
Bele: 1.Böyle böylece 2.Birlikte
Belenmek: Bulanmak bulaşmak
Beli bükülmek: Beli bükülmek güçsüz ve umarsız kalmak.
Beli: (Beli best) Evet.
Belik: Saç örgüsü.
Belini bükmek: Belini bükmek umarsız olmak.
Bend: 1.Su benti büget 2.Bağ tutarlılık.
Bend: Bağ yular bağlama.
Bende defteri: Kul defteri.
Bende: Köle kul hizmetkar.
Bene: Bana.
Benefşe: Menekşe
Benevşe: Menekşe.
Bengi: Tiryaki esrarkeş.
Benövşe: Menekşe
Benövşeni: Menekşeyi menekşesini.
Benzek: Nazire
Benziyirsen: Benziyorsun.
Berat: Rütbe nişan ve imtiyaz verildiğini bildiren ferman.
Berbad eylemek: Berbat etmek yıkmak bozmak dağıtmak.
Berdar: Tutucu itaat edici ve ettirici asılmış.
Bergüzar: Hediye.
Berhava: Boş faydasız.
Beslenen: Beslenen.
Beş arşın bez: mec.Kefen
Beş: Beş sayısı.
Bey: Arap abecesinin ikinci harfi.
Beyhuşt: Kökünden dibinden kopmuş olan koparılmış.
Beyrek: Oğuzlar'ın destan kahramanı ''Bamsı Beyrek''. Bamsı Beyrek destanının en eski kolu -biçimi- ''Dede Korkut Kitabı''ndadır. Beyrek'in mezarının Bayburt'ta Duduzar köyünde olduğu inancı yaygındır.

Beytullah: Allah'ın evi kabe.
Beytullah: Tanrı evi kabe.
Bezenmek: Bezenmek süslenmek.
Bezestan: Değerli eşyanın satıldığı kapalı çarşı.
Bezirgan: Kervan tüccar
Bezirgan: Tacir tüccar alış veriş eden esnaf.
Bezm: Meclis.
Bezm-i irfan: Olgun kamil İnsanlar meclisi.
Bıçağ: Bıçak.
Bıldır: Geçen yıl.
Bi mekan: Y ersiz yurtsuz.
Bi-basar: Gözü keskin olmayan görmeyen.
Bidar: Uyanık uykusuz.
Bider: Tohum.
Bi-gane: Kayıtsız alakasız dünya ile ilgisini kesmiş olanlar.
Bigüman: Umutsuz bilgisiz.
Bi-huş: Akılsız.
Bikir (Bikr): Bozulffiamış temiz.
Bilbil: Bülbül.
Bile: Birlikte bir arada.
Bilekçe: Kolbağı kelepçe.
Billah: Tanrı adına içilen ant.
Bilmez: Bilgisiz nobran nadan.
Bilmir: Bilmiyor.
Binin: Binini.
Birez: Biraz.
Birin: Birini.
Bi-vefa: Vefasız.
Bizar: Bıkmış.
Bizzazure: Zaruri olarak.
Boyağ: Boya.
Boyu selv ağacı: İnce-uzun boylu selvi boylu.
Boyunnu: Boyunlu.
Boz at: Boz donlu at .
Boz: Açık toprak renginde olan külrengi.
Boz-bulanık: 1.Dumanlı tipili sisli. 2. Duru olmayan çok bulanık.
Boz-ötergi: Tarlakuşu
Bögün: Bugün.
Böhtan: Bühtan iftira kara çalma.
Böyüten: Büyüten.
Bubal: Vebal.
Buhağ : Çene altı sakal.
Bulmuşam: Bulmuşum.
Bulum mı-mi: Bulayım mı?
Bulundi: Bulundu.
Burak: Girdap anafor.
Burçak: Baklagillerden taneleri hayvan yemi olarak kullanılan yıllık bir yem bitkisi. Bu bitkinin mercimeğe benzeyen tanesi.

Burma: Büklüm kıvrım.
Bus etmek: Öpmek.
Buse: Öpüş.
Buyumuş: Bu imiş.
Bühtan: Yalan iftira.
Bükülmek: Dönmek eğilmek.
Bülbül teki: Bülbül gibi.
Bülmek: Bilmek.
Bülmez: Bilmez bilgisiz nobran.
Bülüm: Bileyim.
Bünyad: Temel esas yapı bina.
Bünyan: Yapı bina.
Bürünüptür: Bürünmüştür.
Büryan: Biryan kebabı. Kuzu ya da koyun etinin yarım ya da tam gövde olarak tandırda


Konu MisT-One tarafından (08-29-2008 Saat 01:10 AM ) değiştirilmiştir..
MisT-One isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 08-29-2008, 01:08 AM   #3 (permalink)
»¦ ๒єşเктคş ¦«
Avatar
MisT-One - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Bilgileri
Üyelik tarihi: Aug 2008
Bulunduğu yer: İZMİR
Yaş: 15
Mesajlar: 863
Ruh Halim:
Teşekkür Bilgileri
Ettiği Teşekkür: 5
Aldığı Teşekkür: 15
Rep Bilgileri
Rep Puanı: 13
Rep Grafiği: MisT-One is on a distinguished road
Standart Cevap: A -Türkçe Anlamıyla Sözlük

C

Caba: Fazladan üstelik bir şey ödemeden alman şey .
Cad: Darı ekmeği.
Cah etmek: İtibar etmek.
Cah: Makam itibar.
Cahallığ: Gençlik çağı.
Caht: Bile bile inkar etme.
Cam: Kadeh bardak şişe ve toprak cinsinden şarap kadehi.
Can ürekten: Candan yürekten içtenlikle severekten.
Canal: Canan sevgili.
Canan: Gönülden sevilen gönül verilmiş olan kadın.
Canın: Canımın.
Canpolat Dev: Bir masal yaratığı.
Cansız at: Tabut salaca.
Car: Çarşaf komşu yardımcı medet eden.
Cayız: Caiz olabilir yakışık alan.
Cazu: 1. Cadı oyunbaz. 2. Çok güzel.
Cecim: Cicim örtü ya da perde olarak kullanılan ince kilim.
Cefa: Büyük sıkıntı üzgü.
Cefakar: 1.Cefalı. 2.Cefa eden.
Cehl: Cahillik ilimden mahrum olmak tecrübesizlik.
Cellat amanı: Ölüm cezasına çarptırılmışlara ölüm yargısının uygulanmasından önce son isteği için tanınan süre.

Cem olmak: Toplanmak.
Cemal: Yüz güzelliği.
Cemalınnan: Cemalinden yüz güzelliğinden yüzünün güzelliğinden.
Ceran: Sevimli uzun boylu.
Cevahir: Cevherler çok kıymet verilen ve az bulunan şeyler. Çok kıymetli maden veya taşlar. Çok kıymetli söz veya faydalı yazılar.

Cevahir: Şah Abbas'ın soylu hizmetçisi.
Cevli cevran eylemek: Dolaşmak.
Cevr etmek: Eza cefa eziyet zulüm sitem etmek. Tarikat adamının ruhen ilerlemesine mani olan şey.

Cevr: Eziyet.
Ceyran: Ceylan.
Cığa: Yeşil.
Cığalı koşma: Cinaslı koşma sorguculu koşma.
Cığa tel: Erkek yabanördeğinin kuyruğunun üstündeki kıvrık yeşil tüyler ve yeşil kanat telekleri.

Cinas: Çok anlamlı bir sözcüğün her kezinde başka bir anlamını öngörerek yapılan bir söz oyunu sanatı. Değişik cinas biçimleri vardır. [Tam cinas birleşik cinas (benzeşmeli cinas farklı cinas) basit cinas eksik cinas...] Eski Edebiyat'ın bu yaygın söz oyunu sanatından Halk Edebiyatı da nasiplenmiştir. Özellikle manilerde cinasa çok rastlanır.

Cılga: İnce yol.
Cidar: Duvar.
Cim: Osmanlı alfabesinin altıncı harfi olup ''ebced'' hesabında üç sayısının karşılığıdır.
Civan: Genç. Genç ve yakışıklı olan.
Coşarsız: Coşarsınız.
Cur'a: Yudum.
Cuş eylemek: Coşmak kaynamak.
Cüda: Ayrılık ayrılmış.
Cünun: Değişik.
Cürmümü: Suçumu.

MisT-One isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 08-29-2008, 01:09 AM   #4 (permalink)
»¦ ๒єşเктคş ¦«
Avatar
MisT-One - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Bilgileri
Üyelik tarihi: Aug 2008
Bulunduğu yer: İZMİR
Yaş: 15
Mesajlar: 863
Ruh Halim:
Teşekkür Bilgileri
Ettiği Teşekkür: 5
Aldığı Teşekkür: 15
Rep Bilgileri
Rep Puanı: 13
Rep Grafiği: MisT-One is on a distinguished road
Standart Cevap: A -Türkçe Anlamıyla Sözlük

Ç

Çağrışmak: Bir ağızdan bağırmak yaygara etmek.
Çal : Ala renk.
Çalhandı : Çalkandı
Çalhanmah : Çalkanmak.
Çallı-çapraz: Çapraz çizgili bir şal deseni.
Çalma: 1.Başa sarık gibi bağlanan düz ya da işlemeli kumaş. 2.Çember de denilen baş örtüsü çetme.
Çalmak: Doğmak vurmak atmak
Çapraz: Eğik olarak birbiriyle kesişen.
Çar anasır: Dört unsur dört temel unsur .(Toprak-su-hava-güneş)
Çar hisar: Dört kale burcu.
Çar köşe: Dört köşe.
Çar: Dört.
Çarh: Çark felek gök devreden dönen.
Çar-havuz: Büyük havuz.
Çarh-ı devvar: Durmayıp dönen.
Çarh-ı gerdun: Dönen çark. (Dönen dünya)
Çarh-ı zaman: Dönen zaman devir.
Çar-pare: Dört parça dört kısım.
Çarpaz dağlamak: Çapraz dağlamak.
Çarpaz: Çapraz.
Çatmak: 1.Yetmek. 2.Üzücü olaylarla karşılaşmak uğramak.
Çekmişem: Çekmişim.
Çeper: 1.Engel çit kamıştan yapılan çit . 2.Kırık dal ve yaprak kümesi.
Çerağ: Mum çıra.
Çeri: Asker.
Çetme: İşlemeli baş örtüsü sırma işlemeli baş örtüsü çalma.
Çevre: Sırma işlemeli baş örtüsü mendil.
Çevrişir: Dönüşür.
Çevrüşmek: 1 .Dönüşmek. 2.Devinmek dönmek.
Çevrüşüpsen: Dönüşmüşsün dönmüşsün.
Çeyman: Kıl ya da yünden dokunma yamçı kepenek.
Çıham: Çıkayım.
Çıhdım: Çıktım.
Çıhıp: Çıkmış.
Çıhmış: Çıkmış.
Çıhsa: Çıksa.
Çıra: Çerağ kandil.
Çırağ: Çerağ kandil mum ışık.
Çiçeğisen: Çiçeğisin.
Çifte hal: Çifte ben.
Çimennİ: Çimenli.
Çimmek : Yıkanmak.
Çin: 1.Çünkü için. 2.0muz.
Çit: Başörtüsü yemeni.
Çiyn : Omuz.
Çoh: Çok.
Çolp Suyu.
Çövre: Çevre
Çün: Çünkü.
Çüt: Çift.
Çüter çüter: Çifter çifter.

MisT-One isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Tags: , ,


a-b-c-ç Bölümündeki Son Konular

« - | - »

Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan

 

Cevaplar Yazan
İtem Mall Türkçe ή є ђ ї я Silk Road Online 0 08-28-2008 09:00 PM
18 Parçalık Türkçe & Yabancı Mp3 Serisi Core'2 Quad Melodiler 1 08-27-2008 12:19 AM
ingilizce türkçe Pro Çeviri eL-ScRe@M Program Download 1 08-24-2008 02:06 PM
AVAST 4.7.844 Proffessionel Türkçe ή є ђ ї я Güvenlik 0 08-23-2008 05:43 PM
Knightı tam anlamıyla bilmek isteyen buraya MisT-One Knight 0 08-23-2008 03:49 PM

Saat 09:51 AM



Powered by vBulletin® Version Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Seo by
vBSEO ,

El-Forum.Com Cep Telefonu Sağlık Forum Cell Phone Oyun Eklesen Firma Rehberi Okey indir
5 6 7 8 9 10 11 12 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 171 172 173 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 219 221 222 223 224 226 227 228 233 234 239 240 241 248 249 258 264 265 266 267 268 269 270 271