![]() |
|
|
#2 (permalink) |
|
»¦ ๒єşเктคş ¦«
Üyelik tarihi: Aug 2008
Bulunduğu yer: İZMİR
Yaş: 15
Mesajlar: 863
Ruh Halim:
Ettiği Teşekkür: 5
Aldığı Teşekkür: 15 Rep Puanı: 13
Rep Grafiği:
![]()
|
B
Bab: Bahis kapı.Babullah: Allah kapısı. Bac: Baç. Baç: Haraç vergiBaç: Osmanlı imparatorluğunda gümrük vergisi zorla alınan para harç.Bade: 1. Esriklik veren içki. 2. Pir'in Üçler'in Erenler'in içirdiğine inanılan aşık edici içki şarap.Baden: Semiz İri gövdeli kimse.Bad-ı saba: Bahar sabahları gün doğumunda esen hafif yel.Bad-ı saba: Seher yeli. Bad-ı sabah: Bad-ı saba Bağ ı Cennet: Cennet bağı cennet benzeri bahçe.Bağ: 1. Demet deste 2. Üzüm kütüklerinin dikili olduğu toprak parçası üzümlük. 3. Bahçe.Bağ-bağat: Bağ bağçeBağban: Bahçıvan bağcı.Bağır: 1.Yürek gönül 2.Göğüs 3. SineBağman: Bahçıvan bağcı.Bağrı veran: Gönlü yıkık üzgün.Bağu bahçe-bağu bahca: Bağ-bahçe. Bağvan: Bahçıvan bağcı.Baha: Değer. Bahah: Bakalım görelim.Bahar: Bakar Bahaya kalmak: Değer biçilebilir olmak. Bahça-bahça: Bahçe Bahr: Deniz büyük göl veya nehir .Bahr-ı muhit: Okyanus. Bahr-ı zulmet: Zulmet denizi. Baka: Tutam demet beste.Bakaram: Bakarım. Bakasız: Destesiz. Bakı: Baki sürekli kalıcı.Bakırsan: Bakıyorsun. Bal ü per: Kanat. Bala: Çocuk yavru.Balaban göz: Keskin bakışlı iri güzel göz.Balaban: 1. Sazlıklarda yaşayan tüyleri kızıl-külrengi karışığı renkli iri bir kuş. 2. Atmaca doğan gibi avcı kuşlara kimi bölgelerde verilen ad.Balınan: Balla bal ile.Balkımak: Parlamak. Ban: Otluk. Banay: 1. Taşlı kıraç toprak yamaç. 2.Batı yönü.Banı: (Bani) Kurucu yapan yapıcı bina edici.Bannamak: Ötmek seslenmek.Bar: 1.Yük. 2.Ürün verim. 3.Meyve ağacının ilk verimi.Bara gelmek: Meyve ağacının ilk verime durması ilk veriminin olgunlaşması.Barekallah: [Barek-Allah] Kutlu olsun hayırlı ve bereketli olsun.Barhane: Tutulmuş yük kervan kafile.Barı: Bari hiç değilse hiç olmazsa.Bari: Tanrı. Basmışam: Basmışım. Baş bulama: Utanarak başı öne eğme yana çevirme.Baş gözel: Baş güzel güzellerin başı.Başa yetmek: Sona ermek ![]() Başına dolanmak: Başa dönmek başına dönmek.Başına dönmek: Bir konuyu ya da bir durumu yalvarışla anlatmak istekte bulunmak.Batıl: Boş beyhude yalan çürük.Batın: İç dahili gizli sır esrar.Bay: Varlıklı kimse. Bayler: Bağlar. Baz: Bir şeyin küçük kısmı parçası bir miktar bir kısım.Baz: Doğan. Becare-becare: Biçare çaresiz umarsız.Bed: Bet kötü yakışıksız.Bedahşan (Badakşan) : Afganistan'da eyalet. Merkezi Feyzabat şehridir. Kökçe nehrinin yukarı yatağında çıkan -bir yakut türü olan- lacivert taşıyla ünlüdür. Bedir nar: mec. Meme. Bedir: Dolunay. Bedirlenmiş ay: Dolunay Bedov at: Soylu at Arap atı.Beg: Bey ulu kişi.Begler: Beyler ulu kişilerBeğlerinen: Beylerle beyler ile.Beka: Devamlılık sabitlik.Beklersen: Beklersin bekliyorsun.Bel: İnsan bedeninin göğüsle karın arasında kalan daralmış bölüm bel.Bele: 1.Böyle böylece 2.BirlikteBelenmek: Bulanmak bulaşmakBeli bükülmek: Beli bükülmek güçsüz ve umarsız kalmak.Beli: (Beli best) Evet. Belik: Saç örgüsü. Belini bükmek: Belini bükmek umarsız olmak.Bend: 1.Su benti büget 2.Bağ tutarlılık.Bend: Bağ yular bağlama.Bende defteri: Kul defteri. Bende: Köle kul hizmetkar.Bene: Bana. Benefşe: Menekşe Benevşe: Menekşe. Bengi: Tiryaki esrarkeş.Benövşe: Menekşe Benövşeni: Menekşeyi menekşesini.Benzek: Nazire Benziyirsen: Benziyorsun. Berat: Rütbe nişan ve imtiyaz verildiğini bildiren ferman.Berbad eylemek: Berbat etmek yıkmak bozmak dağıtmak.Berdar: Tutucu itaat edici ve ettirici asılmış.Bergüzar: Hediye. Berhava: Boş faydasız.Beslenen: Beslenen. Beş arşın bez: mec.Kefen Beş: Beş sayısı. Bey: Arap abecesinin ikinci harfi. Beyhuşt: Kökünden dibinden kopmuş olan koparılmış.Beyrek: Oğuzlar'ın destan kahramanı ''Bamsı Beyrek''. Bamsı Beyrek destanının en eski kolu -biçimi- ''Dede Korkut Kitabı''ndadır. Beyrek'in mezarının Bayburt'ta Duduzar köyünde olduğu inancı yaygındır.Beytullah: Allah'ın evi kabe.Beytullah: Tanrı evi kabe.Bezenmek: Bezenmek süslenmek.Bezestan: Değerli eşyanın satıldığı kapalı çarşı. Bezirgan: Kervan tüccarBezirgan: Tacir tüccar alış veriş eden esnaf.Bezm: Meclis. Bezm-i irfan: Olgun kamil İnsanlar meclisi.Bıçağ: Bıçak. Bıldır: Geçen yıl. Bi mekan: Y ersiz yurtsuz. Bi-basar: Gözü keskin olmayan görmeyen.Bidar: Uyanık uykusuz.Bider: Tohum. Bi-gane: Kayıtsız alakasız dünya ile ilgisini kesmiş olanlar.Bigüman: Umutsuz bilgisiz.Bi-huş: Akılsız. Bikir (Bikr): Bozulffiamış temiz.Bilbil: Bülbül. Bile: Birlikte bir arada.Bilekçe: Kolbağı kelepçe.Billah: Tanrı adına içilen ant. Bilmez: Bilgisiz nobran nadan.Bilmir: Bilmiyor. Binin: Binini. Birez: Biraz. Birin: Birini. Bi-vefa: Vefasız. Bizar: Bıkmış. Bizzazure: Zaruri olarak. Boyağ: Boya. Boyu selv ağacı: İnce-uzun boylu selvi boylu.Boyunnu: Boyunlu. Boz at: Boz donlu at . Boz: Açık toprak renginde olan külrengi.Boz-bulanık: 1.Dumanlı tipili sisli. 2. Duru olmayan çok bulanık.Boz-ötergi: Tarlakuşu ![]() Bögün: Bugün. Böhtan: Bühtan iftira kara çalma.Böyüten: Büyüten. Bubal: Vebal. Buhağ : Çene altı sakal.Bulmuşam: Bulmuşum. Bulum mı-mi: Bulayım mı? Bulundi: Bulundu. Burak: Girdap anafor.Burçak: Baklagillerden taneleri hayvan yemi olarak kullanılan yıllık bir yem bitkisi. Bu bitkinin mercimeğe benzeyen tanesi.Burma: Büklüm kıvrım.Bus etmek: Öpmek. Buse: Öpüş. Buyumuş: Bu imiş. Bühtan: Yalan iftira.Bükülmek: Dönmek eğilmek.Bülbül teki: Bülbül gibi. Bülmek: Bilmek. Bülmez: Bilmez bilgisiz nobran.Bülüm: Bileyim. Bünyad: Temel esas yapı bina.Bünyan: Yapı bina.Bürünüptür: Bürünmüştür. Büryan: Biryan kebabı. Kuzu ya da koyun etinin yarım ya da tam gövde olarak tandırda Konu MisT-One tarafından (08-29-2008 Saat 01:10 AM ) değiştirilmiştir.. |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
»¦ ๒єşเктคş ¦«
Üyelik tarihi: Aug 2008
Bulunduğu yer: İZMİR
Yaş: 15
Mesajlar: 863
Ruh Halim:
Ettiği Teşekkür: 5
Aldığı Teşekkür: 15 Rep Puanı: 13
Rep Grafiği:
![]()
|
C
Caba: Fazladan üstelik bir şey ödemeden alman şey .Cad: Darı ekmeği. Cah etmek: İtibar etmek. Cah: Makam itibar.Cahallığ: Gençlik çağı. Caht: Bile bile inkar etme. Cam: Kadeh bardak şişe ve toprak cinsinden şarap kadehi.Can ürekten: Candan yürekten içtenlikle severekten.Canal: Canan sevgili.Canan: Gönülden sevilen gönül verilmiş olan kadın.Canın: Canımın. Canpolat Dev: Bir masal yaratığı. Cansız at: Tabut salaca.Car: Çarşaf komşu yardımcı medet eden.Cayız: Caiz olabilir yakışık alan.Cazu: 1. Cadı oyunbaz. 2. Çok güzel.Cecim: Cicim örtü ya da perde olarak kullanılan ince kilim.Cefa: Büyük sıkıntı üzgü.Cefakar: 1.Cefalı. 2.Cefa eden. Cehl: Cahillik ilimden mahrum olmak tecrübesizlik.Cellat amanı: Ölüm cezasına çarptırılmışlara ölüm yargısının uygulanmasından önce son isteği için tanınan süre.Cem olmak: Toplanmak. Cemal: Yüz güzelliği. Cemalınnan: Cemalinden yüz güzelliğinden yüzünün güzelliğinden.Ceran: Sevimli uzun boylu.Cevahir: Cevherler çok kıymet verilen ve az bulunan şeyler. Çok kıymetli maden veya taşlar. Çok kıymetli söz veya faydalı yazılar.Cevahir: Şah Abbas'ın soylu hizmetçisi. Cevli cevran eylemek: Dolaşmak. Cevr etmek: Eza cefa eziyet zulüm sitem etmek. Tarikat adamının ruhen ilerlemesine mani olan şey.Cevr: Eziyet. Ceyran: Ceylan. Cığa: Yeşil. Cığalı koşma: Cinaslı koşma sorguculu koşma.Cığa tel: Erkek yabanördeğinin kuyruğunun üstündeki kıvrık yeşil tüyler ve yeşil kanat telekleri. Cinas: Çok anlamlı bir sözcüğün her kezinde başka bir anlamını öngörerek yapılan bir söz oyunu sanatı. Değişik cinas biçimleri vardır. [Tam cinas birleşik cinas (benzeşmeli cinas farklı cinas) basit cinas eksik cinas...] Eski Edebiyat'ın bu yaygın söz oyunu sanatından Halk Edebiyatı da nasiplenmiştir. Özellikle manilerde cinasa çok rastlanır.Cılga: İnce yol. Cidar: Duvar. Cim: Osmanlı alfabesinin altıncı harfi olup ''ebced'' hesabında üç sayısının karşılığıdır. Civan: Genç. Genç ve yakışıklı olan. Coşarsız: Coşarsınız. Cur'a: Yudum. Cuş eylemek: Coşmak kaynamak.Cüda: Ayrılık ayrılmış.Cünun: Değişik. Cürmümü: Suçumu. |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
»¦ ๒єşเктคş ¦«
Üyelik tarihi: Aug 2008
Bulunduğu yer: İZMİR
Yaş: 15
Mesajlar: 863
Ruh Halim:
Ettiği Teşekkür: 5
Aldığı Teşekkür: 15 Rep Puanı: 13
Rep Grafiği:
![]()
|
Ç
Çağrışmak: Bir ağızdan bağırmak yaygara etmek.Çal : Ala renk. Çalhandı : Çalkandı Çalhanmah : Çalkanmak. Çallı-çapraz: Çapraz çizgili bir şal deseni. Çalma: 1.Başa sarık gibi bağlanan düz ya da işlemeli kumaş. 2.Çember de denilen baş örtüsü çetme.Çalmak: Doğmak vurmak atmakÇapraz: Eğik olarak birbiriyle kesişen. Çar anasır: Dört unsur dört temel unsur .(Toprak-su-hava-güneş)Çar hisar: Dört kale burcu. Çar köşe: Dört köşe. Çar: Dört. Çarh: Çark felek gök devreden dönen.Çar-havuz: Büyük havuz. Çarh-ı devvar: Durmayıp dönen. Çarh-ı gerdun: Dönen çark. (Dönen dünya) Çarh-ı zaman: Dönen zaman devir.Çar-pare: Dört parça dört kısım.Çarpaz dağlamak: Çapraz dağlamak. Çarpaz: Çapraz. Çatmak: 1.Yetmek. 2.Üzücü olaylarla karşılaşmak uğramak.Çekmişem: Çekmişim. Çeper: 1.Engel çit kamıştan yapılan çit . 2.Kırık dal ve yaprak kümesi.Çerağ: Mum çıra.Çeri: Asker. Çetme: İşlemeli baş örtüsü sırma işlemeli baş örtüsü çalma.Çevre: Sırma işlemeli baş örtüsü mendil.Çevrişir: Dönüşür. Çevrüşmek: 1 .Dönüşmek. 2.Devinmek dönmek. Çevrüşüpsen: Dönüşmüşsün dönmüşsün.Çeyman: Kıl ya da yünden dokunma yamçı kepenek.Çıham: Çıkayım. Çıhdım: Çıktım. Çıhıp: Çıkmış. Çıhmış: Çıkmış. Çıhsa: Çıksa. Çıra: Çerağ kandil.Çırağ: Çerağ kandil mum ışık.Çiçeğisen: Çiçeğisin. Çifte hal: Çifte ben. Çimennİ: Çimenli. Çimmek : Yıkanmak. Çin: 1.Çünkü için. 2.0muz.Çit: Başörtüsü yemeni.Çiyn : Omuz. Çoh: Çok. Çolp Suyu. Çövre: Çevre Çün: Çünkü. Çüt: Çift. Çüter çüter: Çifter çifter. |
|
|
|
![]() |
| Tags: anlamiyla, sozluk, turkce |
a-b-c-ç Bölümündeki Son Konular
|
|
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan |
|
Cevaplar | Yazan |
| İtem Mall Türkçe | ή є ђ ї я | Silk Road Online | 0 | 08-28-2008 09:00 PM |
| 18 Parçalık Türkçe & Yabancı Mp3 Serisi | Core'2 Quad | Melodiler | 1 | 08-27-2008 12:19 AM |
| ingilizce türkçe Pro Çeviri | eL-ScRe@M | Program Download | 1 | 08-24-2008 02:06 PM |
| AVAST 4.7.844 Proffessionel Türkçe | ή є ђ ї я | Güvenlik | 0 | 08-23-2008 05:43 PM |
| Knightı tam anlamıyla bilmek isteyen buraya | MisT-One | Knight | 0 | 08-23-2008 03:49 PM |