|
|
#2 (permalink) |
|
Örnek Üye
Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 1,514
Ruh Halim:
Ettiği Teşekkür: 0
Aldığı Teşekkür: 32 Rep Puanı: 43
Rep Grafiği:
![]()
|
Tanıştırmalar=INTRODUCTIONS I'd Like you to meet my friend Turkp0wer=Arkadaşım Turkp0wer ile tanışmanı istiyorum This is my friend Turkp0wer=Bu Arkadaşım Turkp0wer Turkp0wer have you met semih=Turkp0wer Semih ile tanıştın mı? Turkp0wer do you know semih?=Turkp0wer Semih'i tanıyor musun? Do you two know each other?=Siz ikiniz birbirinizi tanıyor musunuz? Have you met?=Tanıştınız mı? Have you two been introduced?=Sizi tanıştırdılar mı? Turkp0werSemih is the guy I was telling you abount=Turp0werSemih sana sözünü ettiğim kişi You two have a lot in common=İkinizin çok ortak yanları var Birisiyle Tanıştırılınca Nice to meet you=Tanıştıgımıza Sevindim How nice to meet you=Sizinle tanışmak ne kadar sevindirici What a pleasure to meet you=Sizinle tanışmak büyük zevk I'm happy to meet you=Tanıştıgımıza Memnun oldum Charmed = Memnun oldum Birisiyle Tanıştırıldıktan Sonra I've heard so much about you=Sizin hakkınızda cok şey duydum So we finally meet face-to-face=Demek en sonunda yüz yüze tanıştık Tanıştırmalar=INTRODUCTIONS I'd Like you to meet my friend Turkp0wer=Arkadaşım Turkp0wer ile tanışmanı istiyorum This is my friend Turkp0wer=Bu Arkadaşım Turkp0wer Turkp0wer have you met semih=Turkp0wer Semih ile tanıştın mı? Turkp0wer do you know semih?=Turkp0wer Semih'i tanıyor musun? Do you two know each other?=Siz ikiniz birbirinizi tanıyor musunuz? Have you met?=Tanıştınız mı? Have you two been introduced?=Sizi tanıştırdılar mı? Turkp0werSemih is the guy I was telling you abount=Turp0werSemih sana sözünü ettiğim kişi You two have a lot in common=İkinizin çok ortak yanları var Birisiyle Tanıştırılınca Nice to meet you=Tanıştıgımıza Sevindim How nice to meet you=Sizinle tanışmak ne kadar sevindirici What a pleasure to meet you=Sizinle tanışmak büyük zevk I'm happy to meet you=Tanıştıgımıza Memnun oldum Charmed = Memnun oldum Birisiyle Tanıştırıldıktan Sonra I've heard so much about you=Sizin hakkınızda cok şey duydum So we finally meet face-to-face=Demek en sonunda yüz yüze tanıştık BeyazLık Üzerine It was white as snow=Kar gibi beyazdı Her Skin was white as alabaster=Teni kar gibi beyazdı You're as pale as a ghost=Hortlak Görmüş gibi betin benzin atmış Siyahlık Üzerine It's pitch black=Sİmsiyah It's black as night=Simsiyah It's black as coal=Kömür gibi Bir Şey Bozulunca It's out of order(servicekilterwhack)=bozuk It's dead=bozuk It died on me = Beni görünce bozuldu It's in the shop=Tamirde It up and died=bozuldu Bir Şey Kırılınca It's Broke=Kırıldı It doesn't work=Çalışmıyor It's on the fritz(blink)=bozuk This thing is really screwed up=Bu şey işe yaramaz Sabır Taşınca Now what?=Daha ne olsun? That's the last straw=Yeter Artık I've had it=Yetti That's the straw broke the camel's back=bu bardağı taşıran son damla
__________________________________________
Sular YükseLince
![]() Balıklar Karıncaları Yer. Sular Çekilincede Karıncalar Balıkları Yer. Kimse Bugünkü Üstünlüğüne Ve Gücüne Güvenmemelidir. Çünkü Kimin Kimi Yiyeceğine ![]() |{•------» ...SUYUN AKIŞI Karar Verir... «------•}| |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Örnek Üye
Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 1,514
Ruh Halim:
Ettiği Teşekkür: 0
Aldığı Teşekkür: 32 Rep Puanı: 43
Rep Grafiği:
![]()
|
Yemek Hakkında Sorma When do we eat?= Ne zaman yiyoruz? What's to eat?= Yemek olarak ne var? What's for supper?= Yemekte ne var? What are we having?= Ne yiyoruz? Yemeği Bildirme Dinner's almost ready=Yemek hazır sayılır It's almost done= Yemek neredeyse hazır Time to eat=Yemek vakti Soup's on= Yemek hazır Mutfakta Çocuğa Söylenen Sözler Don't sit on the counter=¤¤¤gahta oturma Watch out;it's hot=Dikkat etSıcak Would you set the table?=Sofrayı Kurar mısın? Go tell your father supper's ready=Git babana söyle yemek hazır Call the family to dinner=Herkezi Yemeğe çağır Çocuklara Sofra adabı öğretme Don't put your elbows on the table=Dirseklerini masaya koyma Don't talk with your mounth ¤¤¤¤=Ağzın doluyken Konuşma Wipe your mounth=Ağzını Sil Put your napkin on you lap=Peçetini kucağına koy Bulaşık Yıkama Please put your dishes in the sink=Tabaklarınızı lavaboya koyun It's your turn to do the dishes=Bulaşık yıkama sırası sende I'II wash and you dry=Ben yıkıyayım sen de kurularsın Sofradan Erken Kalkmak İçin ricada bulunma May I please leave the table?=Ben Kalkabilir miyim? I'II have to excuse myself=Sizden Müsade isteyeceğim. Çocuklara Yemeğini bitirmeyi Emretme Finish your dinner=Yemeğini bitir You Have to clean up your plate=Tabağını temizlemen lazım If you don't eat your dinneryou won't get any dessert=Yemeğini yemezsen tatlı yiyemezzsin There are starving children in Africa=Afrikada acLıktan ölen cocuklar var KazaLarda Olay Yerinde Yardım İsteme Is there a doctor here?=Burada doktor var mı? Can you help stop the bleeding?=Kanamayı durdurmaya yardım eder misiniz? Does anyone know CPR?=CPR'yi(Yeniden canlandırmayı)bilen var mı? Do you know to apply a tourniquet?=Turnike uygulamayı biliyor musunuz? Call 112=112'yi arayın Call the police=Polisi arayın Call An ambulance=Ambulansı arayın Get the paramedics=Sıhhıyeci çağırın Get Some help=Yardım isteyin Get a doctor quick=Çabuk doktor çağırın KonakLama I need a room please? =Bir oda rica edecektim? I need a room with a single bed. =Tek yataklı bir oda istiyorum. I need a room with a double bed. =Çift kişilik bir oda istiyorum. Do you have any singles? =Tek kişilik odanız var mı? Do you have any vacancies? =Boş yeriniz var mı? A double please? =Çift kişilik bir oda lütfen? A room with a bath please. =Banyolu bir oda lütfen Can I reserve a room? =Bir oda ayırabilir miyim? Can I book a room? =Bir oda ayırabilir miyim? I have a reservation. =Rezervasyon yaptırmıştım. Double occupancy please. =İki kişilik bir oda lütfen. I need a room with two single beds. =İki ayrı yataklı bir oda istiyorum. I need a room with a double bed. =İki kişilik yataklı bir oda istiyorum. We will need a crib for the baby. =Bebek için bir karyola istiyoruz. Would you like a room with a view of the swimming pool? =Yüzme havuzu manzaralı bir oda istermiydiniz? Would you prefer a non-smoking room? =Sigara içilmeyen bir oda ister miydiniz? I'd like a room at the front. =Ön tarafa bakan bir oda istiyorum. I'd like a room at the rear. =Arka tarafta bir oda istiyorum. I'd like a room with a view of the sea. =Deniz manzaralı bir oda istiyorum. I'd like a room for the week. =Haftalık bir oda istiyorum. I'd like a wake-up call please. =Uyandırma servisi istiyorum. Where is the ice-machine? =Buz makinesi nerede? Do you have a pool? =Havuzunuz var mı? What are the rates? =Ücretler nasıl? Is there a restaurant? =Lokanta var mı? Are pets allowed? =Evcil hayvanlar kabul ediliyor mu? When's the check-out? =Odayı ne zaman boşaltırsınız?
__________________________________________
Sular YükseLince
![]() Balıklar Karıncaları Yer. Sular Çekilincede Karıncalar Balıkları Yer. Kimse Bugünkü Üstünlüğüne Ve Gücüne Güvenmemelidir. Çünkü Kimin Kimi Yiyeceğine ![]() |{•------» ...SUYUN AKIŞI Karar Verir... «------•}| |
|
|
|
![]() |
| Tags: gunluk, ifadeler, ingilizce, sozlugu |
İngilizce Sözlük Bölümündeki Son Konular
|
|
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan |
|
Cevaplar | Yazan |
| İngilizce Atasözleri... | ÖzGe | İngilizce Sözlük | 0 | 08-31-2008 01:33 PM |
| Edebiyat Sözlüğü | ....... | Edebiyat | 18 | 08-30-2008 08:36 PM |
| Kozmetik Sözlüğü | ÖzGe | Güzellik & Moda | 0 | 08-28-2008 04:19 PM |
| Olİmpİa-termal gÜnlÜk auc dosyalari | MisT-One | Uydu Keyler & Şifreler | 0 | 08-28-2008 04:03 PM |
| bitki sözlüğü | Core'2 Quad | Bitki Dünyası | 1 | 08-26-2008 08:22 PM |