Ana Sayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
El-Forum.Com > Genel Kültür > Sözlük > k-l-m-n


Yönetici Aranıyor !

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 08-29-2008, 01:15 AM   #1 (permalink)
»¦ ๒єşเктคş ¦«
Avatar
MisT-One - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Bilgileri
Üyelik tarihi: Aug 2008
Bulunduğu yer: İZMİR
Yaş: 15
Mesajlar: 882
Ruh Halim:
Teşekkür Bilgileri
Ettiği Teşekkür: 5
Aldığı Teşekkür: 15
Rep Bilgileri
Rep Puanı: 13
Rep Grafiği: MisT-One is on a distinguished road
Standart K'den N'ye türkçe anlamlarıyla sözlük

K

Kable en temüti: Ölmeden evvel ölünüz.(Hadis-i şerif)(Alevi-Bektaşi yolunda bir ön koşul).

Kad: Boy.
Kada: Kaza kötülük yıkım ilenç.
Kadem Basmak: Ayak basmak varmak.
Kadem: Ayak. Adım. Metrenin üçte biri kadar olan uzunluk. Oniki parmak uzunluğu yarım arşın. Uğur.

Kadim: Ayak basan. Ulaşan varan. Devamlı.
Kadir Mevla: Gücü sonsuz Tanrı.
Kaf ü nun: Kün. Tanrı'nın yaratma eylemini başlatan ''kon'' (ol) buyruğunu anlatan ''k'' (kaf) ve ''n'' (nun) harflerinin birlikte söylenişi.

Kaf: Söylence ve masallara göre yerküreyi çevreleyen zümrüt dağ. Kafdağı. Kafda koymak: Mutluluğa esenliğe kavuşturmak.
Kafdan Kafa hükmetmek: Kafdağı'ndan Kafdağı'na; yer kürenin bir ucundan bir ucuna hükmetmek.

Kaftan: çoğu ipekli uzun süslü üst giysi.
Kail: Söyleyen diyen. Razı olmuş boyun eğmiş.
Kala: Kale hisar.
Kalem kaş: İnce düzgün kaş.
Kalım mı: Kalayım mı?
Kalıram: Kalırım.
Kalmışam: Kalmışım.
Kalmıyıp: Kalmamış.
Kalnğız: Kanmışız.
Kalu beli: Evet dediler.
Kalu: Dediler. Onlar söylediler (mealinde fiil).
Kam almak: Dileğe isteğe umuda kavuşmak.
Kam: Dilek İstek umut.
Kamaşma: Fazla ışık nedeniyle gözün bakamaz duruma gelmesi.
Kamaşti: Kamaştı.
Kame: Kama silah olarak kullanılan iki ağızlı iki ağzı da kesici uzun bıçak.
Kamer: Ay.
Kamet: Namaza başlama işareti namaz kılmak için okunan ezan. Boy boy-pos endam.
Kamu: Bütün.
Kan: Maden ocağı kaynak memba.
Kan'an: Kenan Ülkesi. (Adanmış Ülke. Dinsel kaynaklara göre Hz. Yusuf'un ülkesi. Batıda Akdeniz doğuda Şeris ırmağıyla sınırlıydı. Filistin ve Fenike'yi içine alırdı. Kenanlılar ülkeye İ.Ö. 9000'e doğru yerleşmiş Samiler idi. Mısır'dan çıkan İsrailliler İ.Ö.1200'e doğru Kenan ülkesini ele geçirdiler. İncil'e göre Tanrı bu toprakları İsrailliler'e adamıştır. Kenan ülkesi halk anlatılarında çoğunlukla Yusuf'la birlikte geçer. Bkz:Yusuf.]

Kanara: Büyük kaba budaklı ağaç.
Kançeri: Nereye kadar.
Kande: Nerede.
Kanı: Nerde nerede?
Kanlısı olmak: Ölümüne neden olmak.
Kapı: Kapı.
Kapısın: Kapısını.
Kapıyan: Kapma.
Kar: Etki.
Kara çalmak: 1. Suç yüklemek 2. Sürme çekmek.
Karabağır: Acılı yürek.
Karahal: Kara benekli bir av kuşu.
Karakoyunnu: Karakoyunlu Karakoyunlu Türkmeni.
Karakuş: Kartal türünden yırtıcı kuş.
Karal: Karar dayanç dayanma gücü.
Karayel: Karayel kuzeybatıdan esen soğuk rüzgar.
Karayer: Acun.
Kargış: İlenç.
Kasar: Üşenme tembellik etme. Boğazı tutup nefes aldırmayan bir zahmet. Çeker. Sıkar.
Kasr(kasır): Saray.
Katam: Katayım.
Katar katar: Sıra sıra.
Katar: 1 .Bir kervanı oluşturan dizi. 2.Göçmen kuşların göç dönemlerinde havada oluşturdukları küme dizi sıra.

Katarlaşmak: Göç dizisini oluşturmak.
Katib-ı dircan: Toplayıp yazan.
Katre: Damla.
Kavi: Dağlayan yakan yakıcı kuvvetli güçlü sağlam.
Kavil: 1. Söz. 2. Sözleşme anlaşma.
Kavl: Lakırdı söz sözde sözleşme.
Kavlince: Söze sözleşmeye uygun.
Kavvas: Oklu asker bekçi kapıcı.
Kaygu: Kaygı.
Kayıtmak: Dönmek geri dönmek.
Kaytarmak: 1. Geri çevirmek. 2. Geri dönmek.
Kazalağ kazalak: 1. Gündoğumunda bahçelerde ötüşen bir soy boz renkli küçük kuş. 2. Beyaz ve sarı tüylü gagası sarı ve siyah renkli bir cins yaban ördeği.

Ked: Boy.
Kefen kasar: Kefen sıkar.
Kehlan: Küheylan soylu Arap atı.
Kehlik: Keklik.
Keklik sekişli: Keklik yürüyüşlü.
Keklik seküşli: Keklik sekişli.
Kelam: Söz konuşma.
Kelam: Söz.
Kelam-ı kudret: Sözün gücü.
Keleş: Yiğit cesur.
Kelimullah: Tanrı buyruğu Kur'an.
Kem: Uğursuz kötü. Uygunsuz.
Keman: [kadınlarda] İnce düzgün kaş.
Kemarbast: 1. Yeni evlenen kızın beline bağlanan kuşak. 2. Hz. Ali'nin oğulları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin ile birlikte on yedi yakınına taktığı söylenen ve kemeri simgeleyen kumaş.

Kemha: Bir cins ipek kumaş.
Kemter: Hakir itibarsız aciz zavallı kul köle.
Kend: Kent şehir.
Kendir: Kendir bitkisinden yapılma ip urgan.
Kerem: Asalet asillik soyluluk cömertlik el açıklığı lütuf bağış.
Kerem: İyilik bağış.
Kereyağı: Tereyağı.
Kergah: Gergef.
Kergef: Gergef.
Kesiret: (Kesret) Çokluk bolluk.
Keste peste: Aşağılık.
Kete: Bir tür çörek.
Kevn-i mekan: Varlık evren cihan.
Kevser: Cennette bir ırmak sonsuz soy sop (Hz. Muhammed'e ait). Sofiler kevseri ''irfan'' olarak düşünür.

Kez: defa kere.
Kezel: Kuru yaprak kuru güz yaprağı.
Khal: Ben.
Khına: Kına ağacının kurutulmuş yapraklarından elde edilen saç ve elleri boyamakta kullanılan toz kına.
Khonça: Armağan bohçası.
Khontkar: Hünkar
Kıl ü kal: Dedikodu.
Kılmak: Etmek eylemek yapmak.
Kır: Kül rengine çalan beyazla az miktarda siyahın karışmasından oluşan renk beğenilen bir at rengi.

Kırab: Tek renk ipek dokuma baş örtüsü.
Kırağ: Kenar kıyı. Sahil.
Kır-ha-kır: Kıyım.
Kırmızı: Altın.
Kıya bakmak: Yan bakmak.
Kıyamet: Kıyamet günü.
Kızıl: Kızıl parlak kırmızı renkli.
Kızınan: Kız ile.
Kimi: Gibi benzeri.
Kiraman katibi: İnsanların iki tarafında bulunup sevaplarını ve günahlarını yazan meleklerin adı.

Kirman Kuşağı: Kirman'da dokunan bir cins kuşak.
Kirman: İran'da Deştilüt'un güneyinde kurulu şehir. Güneydoğu İran'ın en büyük ticaret kavşağı ve önemli bir dokuma sanayii merkezi.
Kisb ü kar: Kazanç iş güç.
Kiş: Satranç oyununda en önemli taş olan Şah'ı isterken söylenen söz.
Ko: Bırak.
Kocalanmak: Kocamak yaşlanmak ihtiyarlamak.
Kocalık: Yaşlılık ihtiyarlık.
Kocalmak: Kocamak yaşlanmak ihtiyarlamak.
Koç kuzu hurcu: Koç katımı günlerinde çobanlara gönderilen şölen heybesi.
Koçağ: Koçak yiğit.
Koçmak: Kucaklamak.
Kofu: Evli kadınların başlarına giydikleri üzeri kadifeyle kaplı altın gümüş paralarla bezeli tahta başlık. 2. Üstü sargılı altın gümüş paralarla bezeli kadın başlığı fes.

Kokuşlu: Koku saçan.
Kolbağ-kolbağ: Bilezik.
Kolçağ-kolçağ: Kolluk zırhın kolu saran parçası.
Koma: Küme yığın.
Komalamak: 1.Kümelemek yığmak. 2. Kümelenmek yığılmak.
Komalanmak: Kümelenmek yığılmak.
Komayor: Koymuyor bırakmıyor.
Konağ: Konuk.
Konuşak: Konuşalım.
Kor: Kör.
Koryapalağ: Yarasa.
Koşa: Çift iki tane.
Kovmak: İzlemek avlamak için izlemek.
Koy: Yeter ki bırak bırakın.
Koynan: Koynuna.
Koyunnan: Koyun ile.
Köç: Göç.
Köçdü: Göçtü.
Köçüm: Göçüm göçeyim.
Köçüni: Göçünü.
Köçürim: Göçüreyim.
Köks: Göğüs. )
Kömegi: Sivri çadır biçiminde taş yığını.
Kömek: Yığın kalak küme doğal taş kümesi.
Kömergi: Sivri çadır biçiminde taş yığını.
Könül: Gönül.
Kör yapalağ - köryapalağ: Puhu kuşu baykuş.
Körpe: Yeni yetişmekte olan.
Körülenmek: Gürlenmek alazlanmak.
Köşmek: Göçmek.
Köynek: Gömlek göynek.
Köz: Kor ateş kor halindeki ateş.
Kubar: Toz.
Kuçmak: Kucaklamak.
Kuçmaya: Kucaklamaya.
Kudret Honu: Kudret sofrası.
Kudret lokması: Tevrat'a göre Tanrı'nın Sina çölünde İbraniler'e gökten indirdiği yiyecek.
Kujmaya: Kucaklamaya.
Kul Emrah: Ercişli Emrah.
Kulak Asmak: Dinlememek.
Kulak urma: Dinleme.
Kurbanam: Kurbanım.
Kurtulum: Kurtulayım.
Kurup: Kurmuş.
Kutbül aktap: Kutupların kutubu Hz. Ali Hacı Bektaş Veli.
Küffar: Tanrı tanımazlar.
Küfran: Küfürbaz.
Kühlan: Küheylan soylu Arap atı.
Kühüstan: Dağlık yer dağı çok olan mevki.
Külhan: Hamam ocağı hamamda suyun ısıtıldığı yer.
Küllivar: Tüm varlık.
Kümbet otağ: Kubbeli süslü büyük çadır.
Kümbet: 1. Kubbe. 2. Damı kubbe biçiminde olan yapı.
Kün: Tanrı'nın evreni yaratırken buyurduğu ''ol'' emri.
Künç: Köşe bucak kuytuluk.
Kürtük: Donmuş kar birikintisi.
Küş: Guş kulak duymak işitmek.
Küşat: Açış açılış merasimi açma fethetme.

MisT-One isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 08-29-2008, 01:16 AM   #2 (permalink)
»¦ ๒єşเктคş ¦«
Avatar
MisT-One - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Bilgileri
Üyelik tarihi: Aug 2008
Bulunduğu yer: İZMİR
Yaş: 15
Mesajlar: 882
Ruh Halim:
Teşekkür Bilgileri
Ettiği Teşekkür: 5
Aldığı Teşekkür: 15
Rep Bilgileri
Rep Puanı: 13
Rep Grafiği: MisT-One is on a distinguished road
Standart Cevap: K'den N'ye türkçe anlamlarıyla sözlük

L

La: Olmaz olumsuzluk eki.
Laçın-laçin: Benekli doğan benekli boz-gök-doğan.
Lain ü gümrah: Lanetlenmiş ve yolunu şaşırmış.
Lain: Kovulmuş nefret kazanmış istenilmeyen.
Lal: Dilsiz söz söylemeyen.
Lasi: Leş.
Lat: Arapların İslam öncesi putlarından biri.
Lat-ı mehatı: Putlar.
Lavaş: Yufka ekmek.
Leb: Dudak.
Leblerinnen: Dudaklarından.
Lengi har: Topal eşek.
Lengi: Topallık aksaklık.
Lenterani: (sen) beni göremeyeceksin.
Leşker: Asker
Levh: Üstüne yazı yazılan düz taş veya tahta levha.
Levh-i mahfuz: Bu ve bundan önceki ayette şerefli yüce Kur'an korunmuş levhte bulunduğu bildirilir.

Levh-i-kalem: Üzerine insan kaderinin olmuş ve olacakların yazılı olduğuna inanılan Tanrısal levhayı; Levh-i- mahfuzu yazan kalem.

Leyl ü nehar: Gece gündüz.
Leyl: Gece.
Leyla: 1. Leyla ile Mecnun hikayesinin kadın kahramanı. 2. Sevgili.
Leyli Mecnun: Leyla ile Mecnun.
Leyli vakti: Gece zamanı gece gezintisi zamanı.
Leyli-Leyli: 1. Hikaye kahramanı Leyla. 2.Sevgili
Libas: Giyilecek şey elbise.
Lokman Hekim: Efsane kahramanı hekim ve bilge kişi. İslamlık'tan önce yaşadığı kabul edilir. Halk inancında uzun ömrün simgesi ve hekimliğin atası sayılır. Lokman Hekim hikayeleri İran ve Türk Edebiyatı'na Arap Edebiyatı'ndan geçmiştir.

MisT-One isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 08-29-2008, 01:16 AM   #3 (permalink)
»¦ ๒єşเктคş ¦«
Avatar
MisT-One - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Bilgileri
Üyelik tarihi: Aug 2008
Bulunduğu yer: İZMİR
Yaş: 15
Mesajlar: 882
Ruh Halim:
Teşekkür Bilgileri
Ettiği Teşekkür: 5
Aldığı Teşekkür: 15
Rep Bilgileri
Rep Puanı: 13
Rep Grafiği: MisT-One is on a distinguished road
Standart Cevap: K'den N'ye türkçe anlamlarıyla sözlük

M

Mağrib: Mağrip batı.
Mah: Ay.
Mahbup: Sevilen sevgili.
Mahı: Balık.
Mahıtaban: Parlayıcı parlak ay.
Mahi göz: Mahveden göz.
Mahi: Mahveden.
Mahim: Ay yüzlü sevgilim.
Mahpara: Mahpare ay parçası ay benzeri.
Mah-pare: Ay parçası gibi olan sevgili.
Mahraba: Büyük mendil erkek mendili.
Mahrama: Mendil.
Mahzun: Üzgün üzüntülü.
Mahzun: Üzüntülü kederli tasalı.
Mail olmak: Meyli olmak ehli olmak.
Mail: Ehil meyil.
Malamat: Ortaya çıkarma açıklama.
Malı: Çapı yağlık başa sarılan örtü.
Mamur: Bayındır bakımlı.
Man: Bana.
Mar: Yılan.
Marağa dügüsi: Marağa pirinci.
Maral bakışan: Dişi geyik gibi bakışına.
Maral: Dişi geyik.
Marifet: Hüner.
Masiva: Ondan gayrısı (Allah'tan) başka her şey hakkında kullanılan tabirler. Dünya ile ilgili şeyler.

Maslahat: Uğraş.
Maş: Baklagillerden yenilebilen bir bitki taneleri ufak bir tür börülce. 2.Mercimek.
Maşrık: Doğu yönü.
Maşuğun: Sevgilini.
Maşuk: Sevgili.
Mat etmek: Satranç oyununda yenmek.
Mat kılmak: Mat etmek.
Mat: Satranç oyununda uğranılan yenilgi.
Mavu: Mavi göl.
Mayıl olmak: Meyil vermek sevmek gönül vermek.
Mayıl salmak: Meyil salmak gönül düşünmek sevdalanmak.
Mayılam: Meylim var istekliyim özlemliyim.
Mecal: Güçlük dinçlik derman takat.
Mecnun: Leyla ile Mecnun hikayesinin erkek kahramanı.
Medet: Yardım çağrısı.
Mefta: (Meftah) Hazine
Mehhr-i mübüvvet: Peygamber mührü.
Mehle: Mahalle.
Mehr-i muhabbet: Muhabbetin şefkati.
Mehriban: Dost seven güler yüzlü sevecen.
Meknun: Örtülü gizli saklı
Mektep uşağı: Okul çocuğu öğrenci.
Melaik: Melekler.
Melhem: Merhem acıyı giderecek iyileştirecek em.
Melil: Üzgün üzüntülü.
Melul: Üzgün üzüntülü.
Memat: Ölüm ahrete göç etmek.
Memir: Bayındır mamur.
Men aref: Kendini bilme kendini kötülüklerden koruma. Menend: Benzer.
Men: Ben.
Menal: Ele geçirilen sahip olunan varlık; mal mülk.
Menem: Benim.
Menemşe: Menekşe.
Menevşe: Menekşe.
Meni: Beni.
Menim tekim: Benim gibi.
Menim: Benim.
Mennen: Benden.
Mensiz: Bensiz.
Menzil: 1. Yolculukta dinlenmek amacıyla konaklanılan yer konak konak yeri. 2. İki konak yeri arasındaki uzaklık.

Menzil: Mesafe ulaşılması amaçlanan yer.
Meraga[Maraga]: Batı İran'da Sahand dağının güney eteğinde Urmiye gölüne yakm şehir.
Merah: I.Bilmek isteği; 2.Kaygı tasa. [merak]
Merd-i peleng: Erkek kaplan erkek panter.
Merduvan: Merdiven.
Mesgen: Mesken barmak yuva.
Meskenet: Miskinlik uyuşukluk bitkinlik yoksulluk.
Mesnevi: Her beyti ayrı uyaklı -başlı başına uyaklı- bir Divan Edebiyatı koşuk biçimi. Bu türdeki yapıtların genel adı.

Mest müdam: Heraman devamlı sarhoş.
Mest: Sarhoş aklı başında olmayan.
Mestan: Esrik sevgi esriği gözleri süzgün.
Mestan: Sarhoşlar.
Mestur: Sınırlanmış çizilmiş yazılmış örtülü.
Meşrig: Doğu yönü.
Meta: Sermaye satılacak mal
Metederem: Överim.
Metel: Şaşkın.
Mevla: Tanrı.
Mey: İçki.
Meyil: Meyil vermek gönül vermek ilgi yöneltmek ilgi duymak.
Meyit (Meyyit): Ölü.
Meyli: Gönlü isteği dileği.
Mezat: 1. Artırma ile yapılan satış. 2. Artırma ile satış yapılan yer.
Mezer: Mezar.
Mezet: Mezat artırma ile satış yapılan yer.
Miheng: Altının ayarını anlamaya mahsus bir taş. Ölçü. İyiyi kötüyü ayıran ayar aleti. Bir insanın kıymetini ahlakını anlamaya yarayan vasıta.

Mihman: Misafir.
Mihnet: Sıkıntı çile.
Mihr-i muhabbet: Sevgi ve aşk aşk güneşi.
Mihrap: Sevgilinin kaşları mihrabın girintili yapısının bir yaya benzetilerek kutsallığa yönelmiş bir övgü ile sevgilinin kaşlarının anlatılmasında kullanılması.

Milağ: Elma armut ayva hevengi.
Minasip: Uygun.
Minekaş ayvan: Alınlığı mavi çinilerle süslü ayvan balkonlu konak.
Miner: Biner.
Mirze: Soylu saygın kişi mirza.
Misk: Güzel kokulu bir madde.
Misk-ü-amber: Çok güzel koku.
Mizan: Terazi ölçü tartı akıl idrak muhakeme. Mahşerde herkesin amellerini tartmaya mahsus bir adalet ölçüsü olup hakiki mahiyeti ancak ahrette bilinecektir.

Mor menevşe: Mor menekşe menekşe.
More: Trakya ve Rumeli yöresinde erkeklere bir hitap sözcüğü.
Mori: Trakya ve Rumeli yöresinde kadınlara bir hitap sözcüğü
Möhebbet: Muhabbet sevgi" aşk dostluk.
Mufassal: Netice sözün kısası
Mugallit: Taklitçi.
Muhannet: Korkak soğuk davranışlı uzak.
Muhip: Seven sevgi besleyen.
Muhkem: Sağlam metin sıkı sıkıya kuvvetli tahkim edilmiş sağlamlaştırılmış.
Mukaddem: Zaman ve mekan cihetiyle daha evvel olan.
Mukadder: Kader kısmet. tayin olunmuş.
Mulla: Molla.
Murtat (Mürted): Dönek.
Musahip: Yol kardeşi birlikte olan arkadaş.
Muş: Muş ili.
Muştu: Sevindiren haber müjde.
Muştuluk: Muştucuya verilen armağan muştuluk müjdelik.
Muy: Saç.
Muzu: Engel.
Mübah: İşlenmesinde sevap ve günah olmayan şey.
Müdam: Devam eden süren sürekli.
Müddei: İddia eden. İddiacı. davacı.
Müheyya: Hazırlanmış olan.
Müjgan: Kirpikler.
Mülevves: Kirli pis bulaşık alıkoyulup sonraya bırakılmış veya durdurulmuş olan. Karışık intizamsız.

Mülk ü meleküt: Maddi olmayan alemin varlığı varlık melekler.
Münaci(müncü): Kurtaran.
Münezzeh: Arınmış.
Münkir: İnkar eden.
Müptela: Bir şeye tutulmuş düşkün aşık.
Mürayi: Riyakar iki yüzlü.
Mürşit: İrşad eden doğru yolu gösteren gafletten uyandıran Peygamber varisi olan kılavuz. Tarikat piri şeyhi.

Mürur etmek: Ulaşmak varmak.
Müsahip: Yol kardeşliği.
Müstecap: Hoş görülen istediği kabul edilen icabet olunmuş.
Müşerref: Şereflendirilmiş şerefli.
Müşg-ü amber: Misk-ü amber.
Müşteri: Müşteri yıldızı Jüpiter. Erendiz.

MisT-One isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 08-29-2008, 01:16 AM   #4 (permalink)
»¦ ๒єşเктคş ¦«
Avatar
MisT-One - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Bilgileri
Üyelik tarihi: Aug 2008
Bulunduğu yer: İZMİR
Yaş: 15
Mesajlar: 882
Ruh Halim:
Teşekkür Bilgileri
Ettiği Teşekkür: 5
Aldığı Teşekkür: 15
Rep Bilgileri
Rep Puanı: 13
Rep Grafiği: MisT-One is on a distinguished road
Standart Cevap: K'den N'ye türkçe anlamlarıyla sözlük

N

Naciler: Kurtulmuşlar esenlik ve saadete kavuşanlar.
Naçar: Çaresiz umarsız.
Naçaram: Çaresizim umarsızım.
Naçarımı: Çaresizliğimi.
Nadan: Cahil bilmez haddini bilmez kaba terbiyesiz.
Nail olmak: Erişmek. Kavuşmak ulaşmak.
Nail: Erişme ulaşma.
Nakkaş: Süsleme sanatkarı usta.
Nale: İnilti.
Name: Mektup kitap mecmua.
Namert: Mert olmayan alçak.
Nan: Ekmek yiyecek.
Nar: Ateş tamu. [Mec.] Meme.
Nara çalmak: Ateşe atmak.
Nara salmak: Ateşe atmak.
Narh: Fiyat.
Nar-ı hicran: Ayrılık ateşi.
Nar-ı miran: Zalim kumandanın belası.
Narınç: 1. Turunç meyvası. 2.Mec.Meme
Nasip: Düşerlik pay.
Naşi: Hain kötü kişi.
Natuvan: Natüvan güçsüz argın.
Natüvan: Güçsüz.
Nazan: Nazlı.
Nazar: Bakış.
Nazen(nazende): Nazlı naz edici naz yapan.
Nazenin: 1. Cilveli oynak. 2. Çok nazlı yetiştirilmiş.
Nazeninnen: Nazeninle.
Nazınnan: Nazından.
Nazik: İnce zarif güzel.
Nebat: Bitki.
Necaset: Pislik murdarlık.
Nece bir: Nasıl da.
Nece: Nice nasıl.
Nedür: Nedir.
Ne-düşüpsen: Niçin düştün niye düştün?
Nef eylemek: Fayda etmek.
Nef: Fayda.
Nefsi emmare: İnsanın çirkin ve şeytanın teşviklerine itirazssız ve mücadelesiz tabi olması hali.

Ner: Erkek deve.
Nerban: Deveci.
Nerde: Nerde.
Nerduvan: Merdiven.
Nergiz: Nergis çiçeği.
Nerye: Nerye nereye.
Nevcivan: Taze genç delikanlı.
Nevruz: Eski bir İran takvimine göre yeni yılın ve ilkbaharın başlangıç günü 22 Mart.
Neynerem: Neylerim istemem.
Neynin: Neyleyeyim.
Nezereyıe: Nazarkıl bak.
Nigar: Nigar özel ad.
Nihan etmek: Gizlemek.
Nihan: Gizli saklı bulunmayan görünmeyen sır.
Nikap: Yüz örtüsü peçe.
Nikap: Yüzörtüsü.
Nişana: Nişane belirti im kanıt.
Niyaz: Dilek istek dua.
Niza: Çekişme kavga.
Nize: Kargı mızrak.
Nöker: Köle hizmetçi.
Nuş eylemek: Zevk ve sefa etmek.
Nuş: İçen içici tatlı şerbet gibi içilecek şey zevk ve sefa.
Nübüvvet: Peygamberlik nebi olmak nebilik Allah'ın emriyle görevli olarak insanları doğru yola çevirmek.

Nüsha: Yazılı yazılmış şey yazılı bir şeyden çıkarılan suret.

MisT-One isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Tags: , , , ,


k-l-m-n Bölümündeki Son Konular

« - | - »

Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan

 

Cevaplar Yazan
H'den j'kadar türkçe anlamlarıyla sözlük MisT-One h-ı-i-j 2 08-29-2008 01:14 AM
D'den G'ye kadar türkçe anlamlarıyla sözlük MisT-One d-e-f-g 2 08-29-2008 01:12 AM
A -Türkçe Anlamıyla Sözlük MisT-One a-b-c-ç 3 08-29-2008 01:09 AM
ingilizce türkçe Pro Çeviri eL-ScRe@M Program Download 1 08-24-2008 02:06 PM
AVAST 4.7.844 Proffessionel Türkçe ....... Güvenlik 0 08-23-2008 05:43 PM

Saat 03:44 AM



Powered by vBulletin® Version Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Seo by
vBSEO ,

El-Forum.Com Cep Telefonu Sağlık Forum Cell Phone Oyun Eklesen Firma Rehberi Okey indir

El-Forum.Net Dost Siteleri...!
Hepbiz.Org  | Link  | Site Ekle  | Site Ekle  | Site Ekle  | Site Ekle  | Site Ekle  | Site Ekle  | Site Ekle  | Site Ekle  | Site Ekle  | Site Ekle  | Site Ekle  | Site Ekle  | Site Ekle  | Site Ekle  | Site Ekle  | Site Ekle  | Site Ekle  |
5 6 7 8 9 10 11 12 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 171 172 173 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 219 221 222 223 224 226 227 228 233 234 239 240 241 248 249 258 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273