Ana Sayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
El-Forum.Com > Genel Kültür > Sözlük > Karışık


Yönetici Aranıyor !

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 08-29-2008, 01:26 AM   #1 (permalink)
»¦ ๒єşเктคş ¦«
Avatar
MisT-One - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Bilgileri
Üyelik tarihi: Aug 2008
Bulunduğu yer: İZMİR
Yaş: 15
Mesajlar: 882
Ruh Halim:
Teşekkür Bilgileri
Ettiği Teşekkür: 5
Aldığı Teşekkür: 15
Rep Bilgileri
Rep Puanı: 13
Rep Grafiği: MisT-One is on a distinguished road
Standart Laterna Nedir?

1878 yılında; Edison fonografı bularak insanın 'sesin kaydı' yolundaki bitip tükenmez çabalarına bir nokta koymuş oldu. Emil Berliner dokuz - on yıl sonra 1887 de; fonografın daha gelişmiş bir üst modeli sayabileceğimiz gramofonu ve ilk gramofon plağını yaptı. Bu yeni buluş insanlara günün hemen her saatinde ve her yerde müzik dinleyip dans edebilme olanağı sağlıyordu. Müzikli ortamlar yaratmak için bir çalgıcı bulmak bulduğunuz çalgıcının gönlünü beklemek zorunda kalmıyordunuz. En iyi şarkıcılar en kalabalık orkestralar sizin için çalıp söylüyordu. Aynı şarkıyı defalarca dinleyebiliyor başka bir zaman tekrar çalmak üzere plaklarınızı kaldırıp bir köşeye koyabiliyordunuz.

Çalgıcısız mekanik müzik aletleri düşüncesi insanoğlunun saplantılarında biriydi.10. yüzyılda Organistrum denilen bir kilise 'enstrümanı' geliştirilmişti. Biri bir çarkı döndürür bir başkası da tuşlara basar müzik yaparlardı. Önceleri kentlerin çalgıcısı olmayan yoksul mahallelerinde ve köy kiliselerinde kullanılan çalgı zaman içinde gelişecek Org ve pianoforte' nin de temelini oluşturacaktı.Bir başka mekanik çalgı da Hurdy-Gurdy' dir. Uda benzeyen gövdesinin içine yerleştirilmiş döner bir çarkın titreştirdiği tellere basılarak çalınırdı. Önceleri kiliselerde kullanılan Hurdy-Gurdy zamanla dindışı musikinin özellikle de sokak çalgıcılarının gözdesi oldu. Orta Avrupa geçen yüzyılın başlarından itibaren bu tür mekanik çalgıların merkezi olmuştu. Barrel Piano Calliope Pianoforte a Cilindro Handle Organ Laterna benzer çalgılara verilen isimlerdi.

Her şeyden önce; programlanmış ezgilerin tekrarlandığı mekanik bir çalgı olarak tanımlayabileceğimiz Laterna İstanbul'da ilk kez geçen yüzyılın sonlarına doğru görüldü. Bir Levanten olan Giuseppe Turconi talya'dan ithal ettiği laternaları Galata Bankalar Caddesi'ndeki dükkanında satmaya başladı. Doğal olarak bu laternalarda İtalyan ezgileri valsler programlanmıştı. Özellikle İtalyan kökenli Levantenlerin yoğun olarak yaşadıkları İzmir Siros Adası Pire Selanik gibi kentlerde bu çalgı büyük ilgi gördü. Çok geçmeden de bu kentlerde yaşayan eğlenceye dansa yakınlıkları olan Rum halkın vazgeçilmez çalgısı oldu.

Bir yerde laterna Rum'larla özdeşleşti. Bu kaynaşmanın en önemli etkeni; İtalya'dan ithal edilen hazır ezgilerin yerine kasabiko serviko zeybekiko sirto gibi dans parçalarının konulması olmuştu. Turconi'nin yanında çalışan ustalar işin özünü kavramışlar bazı geleneksel eserleri zor da olsa laternaya uyarlamayı başarmışlardı. Batı musikisi ses sistemine göre akortlu bir çalgıya doğu musikisinin ses sistemini oturtmak kolay olmamıştı. Batı kentlerinin musiki zevki için üretilmiş melodiler doğu insanı için çok fazla bir şey ifade etmiyordu. Ezgileri değiştirmek kaçınılmazdı. Bu değişim gerçekleşti ve laterna gramofonun henüz yaygınlaşmadığı günlerde kendisine akıl almaz bir popülerlik sağladı. Meyhanede kırda ve özellikle Rumların eğlence ile iç içe geçmiş olan dini günleri 'panayırlar' da orkestra yerini tutuyor eğlencenin bel kemiğini oluşturuyordu.

Turconi İstanbul'da laterna ve laterna ezgilerinin yazılı (programlı) olduğu silindir üretimine geçmişti. Stambadori (baskıcı) denilen ustalar ıhlamur (Flamouri) ağacından silindire çiviler saplayarak her türden şarkı dans havasını programlayabiliyorlardı. Bir silindire 60-70 saniye kadar süren "dokuz ayrı ezgi" sığabiliyor ezgiler yinelenerek tekrar tekrar çalınabiliyordu. Sandığın önündeki kolun çevirmesiyle dönmeye başlayan çivilerin takılarak harekete geçirdiği tırnaklar -piyanoda olduğu gibi- keçeli çekiçleri kaldırıyor ve tellere vurarak ezgiyi oluşturuyordu. Bu çiviler; incelik ve kalınlıklarına sertlik ve yumuşaklıklarına göre farklı sesler veriyordu. Stambadori olabilmek için iyi bir müzik kulağına ve teknik beceriye sahip olunması gerekiyordu. Çivi çakmak ustalık isteyen incelikli bir işti.

Silindirin bir yatak içinde döndüğü bölüme Hazne ya da Sandık denilirdi. Haznenin sol yanında bulunan bir kol (manivela) çekildiğinde çivilerin tırnaklara dokunma durumları (pozisyonları) değişiyor bir başka ezgi duyulmaya başlıyordu.

Sıra takip etmeden silindirin yanındaki bölmelerden yapılan bir ayarlamayla üçüncü parçadan sekizinciye geçebilmek mümkündü. Silindirin yan yüzü dokuza bölünmüştü. Manivelanın çekilmesiyle gösterge istenilen şarkının hizasına getirilir konumu değişen silindir döndükçe farklı ezgiler çalardı. Silindirin yatağına iyi oturmaması yalpalara neden olduğu için ezgi bozulabilirdi. Silindiri çevirirken dönüş hızını iyi ayarlamak ritmini kaçırmamak gerekiyordu. Bir de ayrıca haznenin içinde ezgiye derinlik ve renklilik kazandıran bir zil bulunurdu. Laternayı çeviren usta ritme göre zile vurur zilin çınlaması ezgiye karışırdı.

Keman viyolonsel viyola gibi çalgıların yapıldığı kelebek ağacından (Akçaağaç) yapılan ve piyano tellerinin gerili bulunduğu dikey bölümün adı Balkon'du.

Balkonun tam ortasına çoğu zaman Oryantalist tarzda bir kadın portresi resmedilirdi. Sahibinin zevkine göre boncuklarla yapma çiçeklerle bayraklarla bezenen bu çalgı şenlikli bir görünüm alır neredeyse bir mihraba dönerdi. Aslında bu resimli bölme gitar ud tambur gibi çalgılarda tınlamayı rezonansı sağlayan 'göğüs' işlevi görmekteydi. Balkonun yapımında Akçaağacın kullanılması rezonansa verilen önemi göstermesi açısından ilginçtir.

Balkonun arkasında laternayı taşımaya yarayan askı kuşakları bulunur ve laterna laternacının sırtında taşınırdı. Laternanın açılıp kapanır tornadan çıkmış ince ayaklı bir sehpa üzerine konarak çalınması da bir gelenektir. Bu ayaklar Pire' de İzmir'de İstanbul' da tıpa tıp birbirinin eşidir.

Laterna ekibi çoğunlukla iki kişidir. Usta laternayı çevirirken yardımcısı bez kurdelelerle süslü defini elinin tersiyle vurarak çalarken laternadan yükselen ezgiye uygun adımlarla salınır dinleyenleri raksa davet eder yapılan raksa katılırdı. Bazı durumlarda hazır tutulan yedek silindir laternaya takılır ve böylelikle on sekiz parçalık bir repertuar zenginliğiyle saatlerce dans edilebilme olanağı sağlardı. Laterna silindirlerine vals fokstrot tango sirto serviko kasabiko kalamatiano hızlı vals gibi danslar ve zamanın gözde şarkıları programlanırdı.

Laternanın benzeri olan Rombia laternaya göre daha büyüktü. Bu ismi taşıyan bir İtalyan firması tarafından üretilmişti. 'On sekizbin çivinin çakıldığı' silindirlerinde programlı 'on yedi ayrı' ezgiyi çalabilen rombialar ağırlıklarından dolayı araba üzerinde hareket ettirilir sırtta taşınamazdı.

Amerikalı araştırmacı Petrides; 'Sultan II Abdülhamid' in sarayında laterna çalındığını ve padişahın laternacıları altınla ödüllendirdiğini' yazıyorsa da seçkin çevrelerin tebessümle yaklaştıkları laternayı daha çok 'eğlencelik sokak çalgısı' olarak görüp nitelendirdikleri bir gerçektir Pek çoğu Turconi' nin yanında yetişmiş stambacı ve laternacılar Arnavutluk Sırbistan Romanya Mısır gibi ülkelerde laternaya parlak devrini yaşattılar. Halkın yakın ilgisini ve sevgisini derleyen laterna her şeye rağmen çok sevildi. Turconi' nin çıraklarından olan Fotios Fotiu Selanik'te istasyon yakınlarında bir laterna imalathanesi kurmuş ortağı Evimos Polikarpos' la seri üretime geçmişti. Selanikli diğer önemli laternacılar: Aşağı Tumbalı Tomas Çimuris 1908 İzmir doğumlu Dimitri Kapiris 1907 Pontus doğumlu Manolis Karacis 1902 İstanbul doğumlu Yorgos Kasteropulos'tur. Görüldüğü gibi; neredeyse hemen hemen tüm laternacılar mübadele sonrası Yunanistan'a göç eden İstanbullu ve Anadolu'lu ustalardı.

Pire' de ise İstanbullu bir stambacı olan Nikos Armaos - belki de gelmiş geçmiş en büyük usta olarak- yaşamını bu çalgıya adamıştı. İstanbul laternası böylece en yetkin ustanın aracılığıyla Atina'da bir kez daha hayat buldu. Armaos pek çok zeybek ve kasap havasını laterna için yeniden düzenleyip derledi. 'Sayısı iki bini bulan ve pek çoğu kendine ait güftesiz eseri' çiviler çakarak laternaya geçirdi. 1979 mayıs ayında Atina'da 90 yaşında ölen Nikos Armaos' un Yunanistan'da yayınlanmış iki uzunçalar plağı bulunmaktadır.

1940'dan sonra yaygınlaşan gramofon laternayı unutturdu.1955 yılında geleneksel müziğe büyük ilgi duyan ve Rembetiko müziğinin de yeniden hatırlanmasında önemli payı olan ünlü besteci Hacıdakis laternaya güncellik kazandırdı. Laterna Üyiliksever ve Yoksul (Laterna Phtohia ke Fhliotimo) filmi için Armaos' a özel müzikler yazdırdı. Laterna bir zaman için güncelleşti ama bu çıkış kaçınılmaz sonu engelleyemedi.

MisT-One isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Tags: ,


Karışık Bölümündeki Son Konular


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan

 

Cevaplar Yazan
pasif nedir MisT-One Karışık 0 08-29-2008 01:24 AM
SP Farm Nedir ....... Silk Road Online 0 08-28-2008 08:59 PM
Oruç Nedir ? ÖzGe İslami Bilgi Ve Kaynaklar 0 08-27-2008 07:48 PM
din nedir? MisT-One Kuran-ı Kerim 0 08-27-2008 05:40 PM
Arkadaş Listem Nedir ve Neye Yarar / Kullanıcıları Engelleme Nedir? eL-ScRe@M Forum Kullanımı 0 08-23-2008 11:05 AM

Saat 04:15 AM



Powered by vBulletin® Version Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Seo by
vBSEO ,

El-Forum.Com Cep Telefonu Sağlık Forum Cell Phone Oyun Eklesen Firma Rehberi Okey indir

El-Forum.Net Dost Siteleri...!
Hepbiz.Org  | Link  | Site Ekle  | Site Ekle  | Site Ekle  | Site Ekle  | Site Ekle  | Site Ekle  | Site Ekle  | Site Ekle  | Site Ekle  | Site Ekle  | Site Ekle  | Site Ekle  | Site Ekle  | Site Ekle  | Site Ekle  | Site Ekle  | Site Ekle  |
5 6 7 8 9 10 11 12 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 171 172 173 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 219 221 222 223 224 226 227 228 233 234 239 240 241 248 249 258 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273