[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] YAZAR HAKKINDA BİLGİ…
STEINBECK

JOHN(ERNST): d.27 şubat 1902

Salinas

California-ö.20 Aralık 1968

New York Kenti

ABD)
1962 Nobel Edebiyat Ödülü’nü olan ABD’li romancı

Büyük Bunalım yıllarında geçen göçmen tarım
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]şçilerinin kötü yaşam koşullarını anlattığı The Grapes of Wroth (1939

Gazap Üzümleri

1948

1986)adlı romanıyla ünlüdür.
1920-26 arasında aralıklı olarak California’daki Standford Üniversitesi’ne devam etti

ama mezun olamadı. Kitaplarıyla başarıya ulaşmadan önce
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]şç
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] olarak çalışırken yazmayı sürdürdü. Bu sırada edindiği deneyimler yapıtlarında işçilerin yaşamlarını gerçekçi biçimde anlatabilmesinde önemli rol oynadı. Geniş okur kitlesince beğenilen ilk yapıtı

Meksika asıllı Amerikalıları sevecen bir bakışla anlattığı Tortilla Flat’ti (1935;Kenar Mahalle

1944

1968/ Yukarı Mahalle

1951

1984)Bu kitabındaki sevecen Mizah

sonraki romanı In Dubious Battle’da(1936;Bitmeyen Kavga

!949

1985) yerini keskin

uzlaşmaz bir bakışa bıraktı. Bu romanında Steinbeck tarım işçilerinin grevini ve greve önderlik eden iki Marksisti anlatıyordu. Yayımlandığı yıl oyunlaştırılan ve filme alınan kısa romanı Of Mice and Men (1937

Fareler ve İnsanlara Dair

1945/Fareler ve İnsanlar Üzerine

1967/ Fareler ve İnsanlar

1951

1988)ise iki göçmen işçi arasındaki garip

karmaşık ilişkinin trajik öyküsüydü. Pulitzer Ödülü’nü kazanan Gazap Üzümleri de 1940’ta sinemaya aktarıldı. Romanda Steinbeck

Oklohoma Dust Bowl’dan California’ya göç eden yoksul bir aileyi ve onları sömüren acımasız tarım ekonomisini anlatıyordu.
Steinbeck’in önü daha çok 1930’larda yazdığı işçilerin yaşamını anlatan doğalcı romanlardan kaynaklanır. Bu romanlarda zengin simgesel yapılar kurmuş arketip olarak nitelendirilebilecek efsanevi karakterler.
KARAKTERLER:
George:Çiftliklerde işçi olarak çalışan işçi Lennie’nin en yakın arkadaşı
Lennie:George’un en iyi dostu o da hayatını çalışarak kazanıyor
Candy:Tek kolu olmayan çiftliğin en yaşlısı olan kimse
Slim:Çalışanlar arasında sözünü geçiren tek kimse
Whit:Çiftlikte çalışan kısa boylu kişilik
Curley:Çiftlik patronunun kendini beğenmiş oğlu
Crooks:Zenci seyis. Zenci olduğu için diğerleri tarafından dışlanıyor
Carlson:Çiftliklerde çalışan işçilerden biri
Clara Teyze:Lennie’yi küçüklüğünden itibaren büyüten kimse.
KİTABIN ÖZETİ
George ve Lennie çiftliklerde dolaşarak işçilik eden iki arkadaştır. George ufak tefek

canlı

yanık tenli

keskin bakışlı bir adamdır. Lennie ise iri bir insandır. Ölgün gözler düşük ama geniş mi geniş omuzlara sahiptir. George ve Lennie iki zıt kutup oldukları halde aralarında büyük bir dostluk vardır. Bu büyük dostlukta

birlikte hep çalışarak çiftlik ararlarken kat ettikleri yollar boyunca kendini göstermiştir. Birbirlerine çok bağlanmışlardır.
George akıllıdır

işini bilir. Tabiatı sever. Lennie ise dev kuvvetine sahiptir. Fakat ruhen çocuktur. Halleri davranışları çocukçadır

aptalcadır. Lennie’nin yumuşak bulduğu her şeyi okşama alışkanlığı vardır. Bu ikisi Soledad kasabasının çiftliğinden bir iş haberi alırlar ve hemen yola koyulurlar. Oraya vardıklarında bu çiftliğin patronu bunları pekte iyi karşılamaz. Patronla kalmayıp birde patronun oğlu çıkar başlarına dert. Kendisi ufak tefek olduğundan Lennie gibi iri vücutlu insanlara gıcık kapar ve bu tip insanları hiç sevmez. Adamın adı Curley’dir. Ama bu Curley’nin başında da bir dert vardır. Yeni evlendiği karısı. Çiftlikte fingirdemediği adam kalmadı derler onun için ve gözünü yeni gelen George Ve Lennie’ye dikmiştir. Çiftlikteki en iyi arkadaşları Slim’dir (özellikle George’un) Çiftliğin bunağı ise Candy denilen bir eli bileğinden kesilmiş olan bazıları için işe yaramayan yaşlı bir adamdır. George ve Lennie’nin planları bu çiftlikte bir ay çalışıp kendilerine bir çiftlik satın almaktır. Tabii Candy’i ve Candy’nin biriktirdiği parasını yanların alarak…
Üç kişinin haydi kendi topraklarını işlemek

kimsenin emri altına girmemektir. Lennie’nin tek isteği ise evlerindeki tavşanlara kendisi bakmak istemesidir.Çiftlikte birde seyis vardır. Ama zenci olduğu için diğer çalışanlar tarafından dışlanıyordur. Çiftlikte akşamüstü iş bittikten sonra nal oyunu oynanır. Milletin tek eğlencesi bu oyundur. O sırada Lennie samanlıkta Slim’in ona verdiği köpekle oynuyordur. Ama daha önce fareyi severken öldürdüğü gibi bu köpek yavrusunuda oracıkta aşırı sevmekten öldürmüştür. Daha sonra Lennie’nin yanına Curley’nin fingirdek karısı gelir. Lennie kadınla biraz konuştuktan sonra kadın aynen “benim saçımda yumuşaktır gel benimkini de okşa” demiştir. Lennie tuttuğu saçı bırakmadığı için kadın korkuya kapılmıştır ve çığlıklar atarak samanlığı ayağa kaldırır. Lennie’de buna sinirlenerek kadının ağzını kapatır ve onu nefessizlikten öldürür. Oradan hızlıca kaçar. Bunun üzerine çiftlikteki herkes başta Curley olmak üzere Lennie’yi aramaya çıkarlar. Lennie ise daha önceden başlarına bir olay gelirse George ile anlaştıkları çalılıkların arkasına kaçmıştır. George’u buldukları yerde öldüreceklerini bilmektedir. Lennie çocuk ruhlu olduğu için kendini savunması çok zordur. George kahrolurken Lennie’nin saklandığı yere gelmiştir bile. Lennie elindeki küçük ölü köpek yavrusuyla onu beklemektedir. George Lennie’nin arkasına ona hüzünlü hüzünlü bakar. Lennie sahip olacakları evi ve bakacağı tavşanları hayal ederken bir el silah sesi duyulur. Curley ve çalışanlar yanlarına geldikleri zaman Lennie’yi yerde ölü olarak yattığını görürler ve George’a aptal aptal bakarlar. George olayın etkisinden kurtulamaz ve teselli için Slim’le birlikte olay yerinden uzaklaşırlar.
KİTABI NEDEN SEÇTİM?
İlk önce kitabın dünyaca tanınan bir eser olduğunu dudum ve daha önce okumadığım için incelemek istedim. Kitabın yazarı olan John Steinbeck’i dünyaya tanıtan ilk eser olduğu için daha çok ilgimi çekti. Kitabı okumamdaki bir başka önemli etken ise eserin Burns’un “insanlarla fareler hiçbir zaman hayellerini gerçekleştiremezler” mısrasındaki anlam üzerine yazıldığını öğrenmem oldu.
Eserin bir bölümünde ırkçı ayrımının yapılmasının konu alınması da beni etkileyen faktörler arasında sayılması söylenebilir.Eser roman-piyes tarzında yazıldığı için bana sıkıcı gelmedi. Olayların birbirini takip etmesi ve ilgi çekici olması beni daha da kitaba bağladı.