![]() |
|
|
#2 (permalink) |
|
»¦ ๒єşเктคş ¦«
Üyelik tarihi: Aug 2008
Bulunduğu yer: İZMİR
Yaş: 15
Mesajlar: 882
Ruh Halim:
Ettiği Teşekkür: 5
Aldığı Teşekkür: 15 Rep Puanı: 13
Rep Grafiği:
![]()
|
Ş
Şad olmak: Sevinçli olmak neşelenmek.Şad: Sevinçli şen.Şadda: Kuşak. Şadlığ deryası: Sevinç denizi. Şadlığ-şadlık: Sevinç sevinçlilik.Şadlık ünü: Sevinç sesi sevincin sesi.Şahanterlan: Şahin kuşu. Şahan-terlan: Şahin kuşu. Şahbaz: İri bir tür akdoğan. Şakkü'l - kamer: Ayın ikiye bölünmesi. Şamama: Güzel kokulu yuvarlak sarı kırmızı ya da sarı kahverengi çizgili bir tür küçük kavun. Saz şairlerinin şiirlerinde genç kız memesi kimi kez şamamaya benzetilir.Şana: Tarak. Şar: Şehir kent pazar.Şaşarsız: Şaşırırsınız. Şavk: Işık. Şavkı çalmış: Işığı vurmuş. Şayan: Yakışır yaraşır değer.Şaz: Şad mutlu mutluluk.Şaz: Şad sevinç neşe mut.Şefi: Ela göz tatlı şaşı.Şefteli: Şeftali. Şeher: Şehir kent.Şekva: Şikayet aciz kaldığını ve zavallılığını haber vermek.Şem: Balmumundan yapılma mum. Şems ü kamer: Ay ve güneş. Şems: Güneş. Şeraben tahur: Cennete mahsus şurup. Şerik: Ortak ders okul arkadaşı.Şeş: Altı (sayı). Şevle: Şule alev yalım parıltı.Şeyda bülbül: Gülün sevgisiyle kendini yitirmiş bülbül. Şeyda: Şaşkın deli sevda delisi.Şikar eylemek: şikar eylemek avlamak.Şikar: Av. Şikest eylemek: Kırmak. Şikeste: Kırılmış incinmiş.Şire: 1.Şıra daha mayalanmamış üzüm suyu; 2. Kimi meyve sularına verilen ad.Şirin güftar: Tatlı söz. Şirin: Ferhat ile Şirin hikayesinin baş kadın kişisi. Şirin: Tatlı sevimli.Şita: Kış. Şol: Şu. Şovg-şovg: Şavk ışık parıltı.Şövle: Şule alev yalım parıltı.Şuğ: Filiz ağacın ilkbahar sürgünü.Şuh-i-terlen: Özgürce uçan doğan. Şule: Alev ateş. alevlenmiş olan.Şule: Alev yalım.Şüşe çekmek: Büyümeye biçimlenmeye başlamak.Şüşe: Şişe sıvıların özellikle içkilerin konulduğu camdan yapılmış dar ağızlı kap. |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
»¦ ๒єşเктคş ¦«
Üyelik tarihi: Aug 2008
Bulunduğu yer: İZMİR
Yaş: 15
Mesajlar: 882
Ruh Halim:
Ettiği Teşekkür: 5
Aldığı Teşekkür: 15 Rep Puanı: 13
Rep Grafiği:
![]()
|
T
Tağ: Kavun karpuz gibi bitkilerin gövdeleri ve yerde kayılan kolları dalları*.Taharetsiz: Temizlenmemiş pis.Tahayyüm: Acıma rahmet kılma.Tahayyür: Hayale getirme hayalde canlandırma.Tahça: Duvar rafı duvara çakılmış kapaksız küçük dolap.Tahir: Temiz. Taht-ınan: Taht ile tahtla.Talak: Boşama. Talan: Yağma. Talanmak: Yağmalamak yağma edilmek.Talip: İstekli. Talip: İsteyen istekli öğrenci bağlı olan.Tam taşı: İşaret taşı. Tama: Hırsla isteme aç gözlü.Tamaşa: Temaşa seyretme hoşlanarak bakma.Tamu: Cehennem. Tamu: Cehennem. Tan etmek: Hoş görmemek kötülemek yermek ayıplamak.Tan: Güneş doğmadan önceki alaca karanlık. Tana: Susuzluktan yanmak. Tanış: Tanıdık kimse bildik.Tanışak: Tanışalım. Tan-yıldızı: Gün doğmadan önce doğu gözeriminde görülen parlak yıldız Çoban yıldızı. Kervanyıldızı Çulpan Venüs.Tapşırırsa: Söylerse bildirirse.Tapşırmak: 1. lsmarlamak. 2.Emanet etmek. 3. Söylemek ad söylemek.Tarayı tarayı: Taraya taraya. Tarhun: Yenilebilen ve hekimlikte kullanılan güzel kokulu bir bitki; tuzla otu. Tariflemek: Tanımlamak. Tarikat: Yol manevi yol usul tarz.Tarlan: Doğan. Sarıya çalgın renkli iri pençeli doğan.Tartılım: Tartılayım. Tay: Denk eş. Taya: Dadı süt anası.Tecdid: Yenileme yeniden yapma.Tecella: Tur Dağı'nda Tanrı'nın Musa'ya görünüşü. Teferrüc: Fikretmek düşünmek fikri harekete getirmek.Tehi dest: Eliboş züğürt.Tek: Gibi. Tekebbür: Kibirlenmek. Kendini büyük görmek. Tekebbürlük: Kibirlenme büyüklük taslama.Tekin: Gibi. Telef olmak: Yok olmak ölmek.Telli durna: Turna telli turna.Telli: 1 .Kadın adı olarak 2. Sorguçlu kimi kuş türleri için kullanılır.Temaşa: Gezme bakıp seyretme.Temenna: Eli alnına götürerek selamlama işareti yapma. Tene: Tane. Ter: Yeni taze.Tercüman: Kurbanlık koyun. Terezi: Terazi. Terkini: Belli bir saatte ve yerde buluşma için sözleşme. Terlan yiyenni: Terlan yiyenli. Doğandan daha yırtıcı avcı kuş. Terlan-terlen: Sarıya çalgın renkli iri pençeli doğan.Terliyip: Terlemiş. Tevekkül: İşi Allah'a bırakıp kadere razı olma. Tevür tevür: Biçim biçim her halinle.Tezbahar: 1. İlkbahar. 2. Erken gelen bahar. Teze: Taze yeni.Tezelenmek: Yenilenmek. Tezelenmek: Yenilenmek. Tezkin: Teşbih etmek benzetmek.Tezze: Taze yeni.Tezzele: Tazele yenile.Tıfıl: Küçük çocuk. Tığ-ı müjgan: Sevgilinin kaşları ve kirpikleri. Tırıntaz: 1. Tirendaz ''tir-endaz'' ok atıcı. 2. Uyumlu giyinmeyi huy edinmiş kimse. 3. Çok temiz kimse.Timar: Sağaltma iyileştirme.Tir I: Benzer denk eş.Tir II: Ok. Tomur olmak: Tomurmak tomurcuklanmak kabarmak.Tomur salmak: Tomur sürmek tomurcuklanmak filizlenmek.Tomur: Kabartı ağaç ve asmalardaki filiz kabartıları.Tor: 1. Ağ tuzak kapan. 2. Acemi toy bir işi yapmakta becerisi olmayan.Tora ilişmek: Ağa takılmak tuzağa düşmek.Tora salmak: Tuzağa düşürmek. Tovuz: Tavus kuşu. Toy I: Şölen düğün.Toy II: Toy kuşu iri ya da orta boylu tüyleri kızıl ve esmer benekli bir av kuşu. Toygun: Ak ve çakır renkli doğan.Toy tamaşa: Eğlence düğün dernek.Toylak: Toy Kuşu. Toylu tamaşalı: Eğlenceli düğün dernekli.Tozarmak: Toz kalkmak. Tozmak: Gezmek salınarak dolaşmak.Tozumak: Tozarmak tozu kalkmak.Tozuyan: Tozaran. Töhmet: Karaçalma suçlama.Tökmek: Dökmek. Töküp: Dökmüş. Tuba: Cennette bulunan ve kökü göklerde dalları aşağıda olan ağaç.Tuğ: Başlangıçta Türklerce kutsal sayılan ve kutas-kotas adı verilen Tibet öküzünün sonraları atın kuyruk kıllarından yapılan sembol hükümdarın verdiği saygınlık belirten sorguç.Tuğu terlen [terlan-tarlan]: Başında uzun tüyleri olan sarıya çalgın renkli iri pençeli avcı kuş; tuğlu doğan.Tumaşa: Temaşa seyretme.Tun: 1.Köşe bucak; gizli yer. 2.Yön semt.Tundan tuna atmak: Diyardan diyara sürüp dolaştırınak bahtsızlığa uğratmak.Tundan tuna: Uzak yerlere felaketten felakete.Tur Dağı: 1.Bir dağ adı. 2.Dinsel inanca göre Tanrı'nın Musa'ya yüzünü yansıttığı dağ. Turab: Türap toprak.Turabınnan: Türabından toprağından.Turan: Eski İranlılar tarafından Türk ülkesine verilen ad; Orta Asya. Turap: Toprak. Tuş gelmek: Karşılaşmak görünmek.Tutam: Tutayıın. Tutuban: Tutarak. Tutum : Tutam demet deste.Tutum: Tutayım. Tüg: Tiiy telek.Tümen. 1. İran para birimi. 2. İran'da binlik altın. 3. On bin. Türki: Türkçe. Türk milletine has. Tütün: Duman gönül yanığının dumanı. |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
»¦ ๒єşเктคş ¦«
Üyelik tarihi: Aug 2008
Bulunduğu yer: İZMİR
Yaş: 15
Mesajlar: 882
Ruh Halim:
Ettiği Teşekkür: 5
Aldığı Teşekkür: 15 Rep Puanı: 13
Rep Grafiği:
![]()
|
U
Uca: Yüce yüksek yüksek yer.Ucalanmak: Büyümek boy atmak.Ucalık: Yücelik saygınlık.Ucalmak: Yükselmek yücelmek.Ucasına: Yükseğine yücesine.Ucun ucun: Gizli gizli bir yandan da...Uçmak: Cennet. Uğrun: Gizli. Ukba: Ahret. Ulak: Haberci. Ulanmak: Ulaşmak kavuşmak eklenmek.Umar: Çare. Umdurmak: Ummasını sağlamak. Umman: Büyük deniz engin deniz okyanus.Umman: Engin deniz okyanus.Unulmaz: Onulmaz iyileşmez.Unutmuşam: Unuttum unutmuşum.Urmak: Vurmak. Urum: Rum. Usalmak: Uslanmak. Ussuz: Akılsız düşünemez.Ustaz: Üstad. Uşağ-Uşak: Çocuk. Uşdu: Uçtu. Uyuram: Uyurum. |
|
|
|
![]() |
| Tags: anlamlariyla, sden, sozluk, turkce, uya |
s-ş-t-u Bölümündeki Son Konular
|
|
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan |
|
Cevaplar | Yazan |
| O'dan R'ye türkçe anlamlarıyla sözlük | MisT-One | o-ö-p-r | 3 | 08-29-2008 01:18 AM |
| K'den N'ye türkçe anlamlarıyla sözlük | MisT-One | k-l-m-n | 3 | 08-29-2008 01:16 AM |
| H'den j'kadar türkçe anlamlarıyla sözlük | MisT-One | h-ı-i-j | 2 | 08-29-2008 01:14 AM |
| D'den G'ye kadar türkçe anlamlarıyla sözlük | MisT-One | d-e-f-g | 2 | 08-29-2008 01:12 AM |
| A -Türkçe Anlamıyla Sözlük | MisT-One | a-b-c-ç | 3 | 08-29-2008 01:09 AM |